MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ 19 AĞUSTOS 2026 TARİHLİ 2026-2027 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINA İLİŞKİN İŞ VE İŞLEMLER GENELGESİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ 19 AĞUSTOS 2026 TARİHLİ 2026-2027 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINA İLİŞKİN İŞ VE İŞLEMLER GENELGESİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

Bakanlıkça yayımlanan genelgenin amacı ülke genelinde uygulama birliği sağlamak, okul güvenliğini artırmak ve eğitim faaliyetlerini Bakanlığın politikaları doğrultusunda yürütmek olarak açıklanıyor.İlgili genelgeyi incelediğimizde;

Temel bazı konular sanki yeniymiş gibi aktarılmaktadır. Oysa Milli Eğitimin paydaşları her yıl bu konularda üzerine düşeni yapmaktadır. Cumhuriyetin temel ilkeleri, Atatürkçülük, vatan, millet, bayrak sevgisi ve kardeşlik hukuku her zaman hassas bir şekilde gençlerimize aktarılmaktadır. 

Okulların açılma hazırlıklarının başladığı bu günlerde gereksiz gündemler ile gerçek gündemler gözden kaçırılmaktadır. Bu kapsamda gerçek gündemlere yönelmek gerekir.

Eğitimin paydaşları memnun olmadan eğitimde yol alamayız. Bu kapsamda, öğretmenler ve eğitimin diğer paydaşlarının temel beklentileri karşılanmalıdır. Görevde yükselmelerde, kariyer, liyakat ve devlete sadakatin esas alındığı adil bir sistem getirilerek mülakat ortadan kaldırılmalıdır.

Adaletsizliği esas alan proje okulları uygulamasından vazgeçilmelidir. Eğitim öğretim ödeneği tüm eğitim çalışanlarına birer maaş düzeyinde ödenmelidir. Eğitimcilerin üzerindeki angarya yükler kaldırılmalıdır. 

Okul ve sınıf hakimiyeti eğitimcilere verilmeli, veli baskısı ortadan kaldırılmalıdır. CİMER şikayetleri kontrole alınmalı, bu kanal öğretmenler üzerinde bir baskı ve mobbing aracı olmaktan çıkarılmalıdır.

Güvenlik sadece polisiye tedbirler ile sağlanamaz. Bu noktada öğretmenin itibar ve saygınlığı yeniden tesis edilerek psikolojik bir ortam ve algı oluşturulmalıdır. Bunun için toplumun tüm kesimleri görev ve sorumluluk almalıdır.

Maaşlar okul esaslı belirlenerek, merkezlerde yığılma önlenmeli ve tüm öğretmenler tek tip kadrolu çalışan halinde istihdam edilmelidir. 

Öğrencilerimizi yarışmacı bir eğitim modeli ile yetiştirmemeliyiz. Ölçme değerlendirme sistemimizi değiştirmeli; bilimsel gerçekler ve toplumsal ihtiyaçlar ışığında yeniden gözden geçirmeliyiz.

Bakanlık acil bir şeyler yapacak ise, maaşları artırmayı, ek ders ücretlerini artırmayı, birden fazla nöbete ücret ödemeyi, kariyer basamakları tazminatlarının emekliliğe sayılmasını, seyyanen zammın emeklilere yansıtılmasını, uygulamalarında adil olmayı sağlamalıdır. Bakanlık acil tedbirler alacaksa eğitim kurumlarına çöreklenen üçüncü unsurları devre dışı bırakmalıdır. Eğitimin paydaşları bellidir, onlarla süreç işletilmelidir.

Bu ülkenin aştığı pek çok konuyu yeniymiş gibi tekrar gündeme getirmek doğru değildir. Kılık kıyafet de bunlardan birisidir. Kamu çalışanlarının elbette devleti temsil görevi vardır. Bu nedenle kılık kıyafet 

kapsamında belli beklentiler normaldir. Ancak bu noktada tek taraflı ve bağlamından koparılan yaklaşımlar sağlıklı ve doğru değildir. Öğretmenlerin önlük giymeleri konusundaki Bakanlık yaklaşımını bir gündem değiştirme olarak görmekteyiz. Her türlü dayatmacı yaklaşıma elbette karşıyız. Bu konuda öğretmen arkadaşlarımız kedilerince uygun olanı elbette yapacaklardır. Onlarca çocuğun eğitimini emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz, bırakalım da önlük giyip giymemeye kendileri karar versin. Bakanlık; eğitimciler için, eğitimin daha kaliteli hale gelmesi için önlükten başlamasın!

Türk Eğitim-Sen olarak, geleceğimiz gençlerimizin yetiştirilmesinde her türlüğü fedakarlığı yapan, insan üstü gayret gösteren eğitimcilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 2026-2027 eğitim öğretim döneminin hayırlı olmasını diliyoruz.

Arif Arslan

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.