CHP'Lİ SUİÇMEZ'DEN ÇOK SERT EMEKLİLER GÜNÜ AÇIKLAMASI

CHP'Lİ SUİÇMEZ'DEN ÇOK SERT EMEKLİLER GÜNÜ AÇIKLAMASI

"EMEKLİLERE REVA GÖRÜLEN BİR HAYSİYET KIRIMIDIR"

Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez; 30 Haziran Emekliler Günü kapsamında yazılı bir açıklama yaptı. 

Türkiye'de emeklilerin hayatta kalma mücadelesi verdiğini ifade eden Suiçmez; iktidarın politikalarına sert eleştiriler yöneltti. 

İktidarın emeklilere ölü muamelesi yaptığını belirten CHP Trabzon Milletvekili; "Bugün en düşük emekli maaşı 20.000 TL seviyesindedir. Bu rakam sahada, çarşıda, pazarda neye tekabül ediyor? 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla iki kişilik bir emekli hanesinin sadece mutfak masrafını karşılayacak açlık sınırı 34.587 TL’ye ulaşmıştır. Yani en düşük emekli maaşı, iki kişinin  sadece doymasına bile yetmemektedir!" ifadelerini kullandı. 

CHP'li Suiçmez açıklamasında, emeklilere yaşatılan bu durumun sadece ekonomik kriz olmadığını, aynı zamanda bir ülkenin büyüklerine yaşatılan bir mahcubiyet, bir haysiyet kırımı olduğunu vurguladı. 

Sibel Suiçmez ayrıca, 3 Temmuz'da TÜİK'in Haziran ayı enflasyonunu açıklayacağını, açlık sınırının altında ezilen emeklilere acil bir hak teslimi yapılmasının zorunluluk olduğunu kaydetti. 

CHP TRABZON MİLLETVEKİLİ SİBEL SUİÇMEZ'İN "EMEKLİLER GÜNÜ" AÇIKLAMASININ TAMAMI ŞU ŞEKİLDE: 

"Bugün, Türkiye’nin dört bir yanında fabrikalarda, tarlalarda, okullarda, kamuda ve özel sektörde uzun yıllarını geçirmiş,  bu ülkenin yarınlarını inşa etmiş olan emeklilerimizin günü.
 
Gönül isterdi ki bugün huzurla kahvesini yudumlayan, torunlarıyla güzel anılar biriktiren, hak ettiği refaha kavuşmuş emeklilerimizin mutluluğunu paylaşalım.
 
 Ancak Türkiye’de emeklilerimiz kutlama yerine, ekonomik, sosyal ve sistemsel bir eziyet karşısında kelimenin tam anlamıyla hayatta kalma mücadelesi veriyor.
 
İktidar, bu ülkenin geleceğinin mimarlarına adeta ölü muamelesi yapmaktadır. Onların ihtiyaçlarını görmemekte, sorunlarına çözüm üretmemektedir.
 
Bugün en düşük emekli maaşı 20.000 TL seviyesindedir. Bu rakam sahada, çarşıda, pazarda neye tekabül ediyor?
 
Açlık Sınırının Altında Bir Yaşam: 
2026 yılı Haziran ayı itibarıyla iki kişilik bir emekli hanesinin sadece mutfak masrafını karşılayacak açlık sınırı 34.587 TL’ye ulaşmıştır. Yani en düşük emekli maaşı, iki kişinin  sadece doymasına bile yetmemektedir."
 
4 kişilik yoksulluk sınırının eşdeğerlik ölçeğine göre iki kişiye uyarlanmış hali olan 81.840 TL’lik yoksulluk sınırının ise yanına bile yaklaşılamamaktadır.
 
Asgari Ücret Tezatı: 
Geçmişte asgari ücretin üzerinde olan emekli taban aylığı, bugün 28.075 TL olan net asgari ücretin tam 8.075 TL gerisinde bırakılmıştır.
 
Emeklilik, bir ödül değil, sistemli bir cezalandırma mekanizmasına dönüştürülmüştür.
 
Barınma Kabusu: Merkez Bankası ve konut endeksi verilerine göre Türkiye genelinde ortalama yeni kiralık ev fiyatları 24.000 TL’dir.
 
İstanbul’da bu rakam 33 bin ila 40 bin TL arasındadır. Kirada oturan bir emeklimizin,
 
maaşının tamamını ev sahibine verse dahi başını sokacak bir çatı bulabilmesi matematiksel olarak imkansız hale getirilmiştir.
 
Emekli ya barınacak ya da aç kalacak.
 
 Dünyanın gelişmiş ülkelerinde emekliler, yılların yorgunluğunu ülke ülke gezerek, dünyayı keşfederek, hobilerine vakit ayırarak atmaktadır.
 
 Türkiyede ise emeklimiz  60-65 yaşından sonra ilan sitelerinde, gazete köşelerinde "ne iş olsa yaparım" diyerek güvencesiz, ağır ve haftada 5-6 gün süren ek işler aramak zorunda kalmaktadır. 
 
 Uzun yıllar çalışmış bir insan, yaşlılığında dinlenmek yerine neden hala iş aramak zorundadır!
 
 Çünkü evine et girmiyor, çünkü mutfak enflasyonu yıllık %40'ın üzerinde seyrediyor.
 
Bu nedenle emeklilerin  pazarın en ucuz olduğu akşam saatlerini beklemekten başka çaresi kalmadı!
 
Üstelik bu iktidar, emeklinin haklı feryadını duymak yerine, yılda iki kez verdiği ve enflasyon karşısında pul olmuş komik bayram ikramiyeleriyle adeta sadaka kültürü dayatmaktadır.
 
 Kültürümüzde torununa harçlık vermek, bayramda ailesini ağırlamak bir gurur vesilesiyken; emeklilerimiz pazar parasını denkleştirebilmek için borç batağına saplanmak zorunda bırakılmıştır.
 
Bu, sadece ekonomik bir kriz değil, aynı zamanda bu ülkenin büyüklerine yaşatılan psikolojik bir mahcubiyet, bir haysiyet kırımıdır!
 
3 Temmuz’da TÜİK, Haziran ayı enflasyonunu açıklayacak. Kulislerde konuşulan yüzdelik zamlar, kök maaş çözülmediği ve taban aylık insani bir seviyeye çekilmediği sürece emeklinin cebindeki yangını söndürmeye yetmeyecektir.
3 Temmuz'da yapılacak düzenleme, açlık sınırının altında ezilen emekliye bir lütuf değil, acil bir hak teslimi olmak zorundadır.
 
 Bu ülkenin taşında, toprağında emeği olan, vergisini ve primini kuruşu kuruşuna ödemiş emeklilerimize reva görülen eziyete derhal sona erdirilmelidir. 

Emeklinin  enflasyon canavarına, fahiş kiralara ve hastane kuyruklarındaki katkı payı kesintilerine mahkum edilmesi sonlandırılmalıdır. 
 
Emeklilerimiz hak ettiği refah payını alana, hanelerine huzur gelene ve insanca yaşayacakları bir gelir düzeni kurulana kadar meclis kürsüsünde  de meydanlarda onların sesi olmaya devam edeceğiz.
 
Türkiye’nin emeklileri sahipsiz değildir! CHP iktidarında emekliller hak ettikleri insan onuruna yaraşır emeklilik sürecini yaşayacaktır. "

Arif Arslan

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.