Süleyman Soylu, 2010 yılında Demokrat Parti (DP) Genel Başkanlığından düşürüldükten sonra, 12 Eylül 2010 referandumu öncesinde tek başına 40’a yakın il gezerek “Evet” oyu için destek istemiştir. Bu süreçte AKP ile aynı çizgide buluşmuş, bir müddet sonra AKP’ye geçerek Teşkilat Başkanı olmuştur.
2015 genel seçimlerinde Trabzon listesinin birinci sırasına konulmuş, AKP Trabzon’dan beş milletvekili çıkarmıştır. Ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olmuştur.
15 Temmuz darbe girişimi sırasında bir anda topladığı kişilerle TRT’ye gitmesiyle ülkenin gündemine oturmuş, darbenin hemen ardından İçişleri Bakanlığı koltuğuna getirilmiştir.
İHH’nın Trabzon’da düzenlediği bir yemeğe katılmış; burada İHH’ya maddi destek veren iş insanlarının çocuklarının “FETÖ borsası” yoluyla serbest bırakılmasına ne katkısı olabilir ki?
Zamanın Trabzon Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, “Avrasya Pazarı mı kaldı?” diyerek bugün kendiliğinden kapanma durumuna gelen bu pazarı tamamen kapatma kararı aldığında, Bakan Soylu Trabzon’a gelerek pazar esnafına destek vermiş, katlı otoparkı kendilerine tahsis ettirmiştir. Bununla da yetinmeyip Moloz’daki Kasılhane’nin yanına Avrasya Pazarı yaptırılmıştır. Bugün kapanma durumuna gelmişse, harcanan trilyonların sebebi Soylu değildir denilemez.
Aynı şekilde, Kadınlar Pazarı esnafını semt pazarlarına dağıtmayı planlayan Başkan Gümrükçüoğlu’nun bu kararına karşı da esnafın yanında yer almış; devletin kasasından trilyonlar harcanarak Kahramanmaraş Caddesi’nde Kadınlar Pazarı’nın karşısına kulübe gibi pazar yerleri yaptırılmıştır. Daha sonra bu dükkânlar yıkılmış ve aynı alan yeniden yeşillendirilmiştir.
Kuzgundere üzerine yeniden modern pazar yerleri kurulmuş, ardından hak sahiplerine satılmıştır. Yarın bu dere taşarsa, sebebi Süleyman Soylu değildir.
Dağlara çıkmış Cumhurbaşkanı Erdoğan’a askerlerle birlikte el öpme mesajı göndermiş, TBMM’ye gelen DEP milletvekillerinin yüzüne bakarak “Teröristten medet umana lanet olsun.” demiştir. Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP, MHP ve DEP ile birlikte yol yürüyeceğiz demişse, bunun günahı Süleyman Soylu’nun değildir.
Soylu ile kim fotoğraf çektirmişse, muhalif basında “esrarkeşler ve mafya bozuntuları ile fotoğraf çektiriyor” şeklinde lanse edilmiştir. Türkiye’de pis işlere karışan bazı iş insanlarını yurt dışına kaçırdığı söylense de, Süleyman Soylu İçişleri Bakanlığı görevinde en uzun süre kalan isimlerden biri olmuştur.
Bu da böyle biline.