MUSTAFA YAYLALI'NIN 14. OLAĞAN GENEL KURUL KONUŞMASI

MUSTAFA YAYLALI'NIN 14. OLAĞAN GENEL KURUL KONUŞMASI

Ülkemizin zorlu bir döneminde odamız, mesleğimiz, meslektaşlarımız açısından da zorlu geçen bir dönemi tamamlamış bulunuyoruz. Bugün, 13. Dönem Yönetim Kurulu ve şubemizi birlikte yönettiğimiz kurul ve komisyon üyesi arkadaşlarımız ile gururla karşınızdayız. Genel kurulumuzun, mesleğimizin, meslektaşlarımızın, kentimizin ve ülkemizin geleceğine umutla bakışımızın, birlik ve beraberliğimizin göstergesi olacağından emin bir şekilde siz değerli katılımcı üyelerimize ve konuklarımıza şölenimize hoş geldiniz diyoruz. Bugün tüm meslektaşlarımdan, odamızın, mesleğimizin ve ülkemizin geleceğine dair düşüncelerini bu kürsüden paylaşmasını istirham ediyoruz. 
Öncelikle, ülkemizin birliği, dirliği, bütünlüğü için canlarını feda ederek toprağımızı vatan yapan tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Türk Milleti, şehitlerin emanetine sahip çıkmayı görev bilmiştir. Terörü ve ülkemizi bekâ sorunu ile karşı karşıya bırakan her türlü tehdit girişimini lanetliyor, devletimizin ve milletimizin bu sıkıntılı süreci en kısa zamanda aşmasını, bu sıkıntılardan da güçlü bir şekilde çıkmasını diliyoruz. Terörle mücadelede üstün gayretleri ile herkesin takdirini kazanan milletvekilimiz, İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU'ya, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin ve güvenlik güçlerimizin her kademesinde görev yapan asker, polis ve diğer personelimize de bu vesile ile muvaffakiyetler diliyoruz. 
Şube üyelerimizden bugüne kadar ahirete göç edenlere de bu genel kurul münasebeti ile bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. 
Teveccühünüz ile göreve geldiğimiz 21 Şubat 2016 tarihinden bugüne kadar sizleri en iyi şekilde temsil etmeye gayret ettik. Bazen üzdük, bazen üzüldük, bazen de birlikte coşkuyu paylaştık. Birçok platformda tehdit, hakaret ve haksız ithamlarla karşılaşsak da yolumuzdan en ufak bir sapma olmadı. Ne, nerede, nasıl ve kime söylenmesi gerekiyorsa onu söyledik ve söylemlerimizin hepsinin sonuna kadar arkasında durduk. Bilgiden, mesleki birikimden, toplumsal ahlak, meslek etiği ve geleceğe dair öngörü yeteneğine sahip meslektaşlarımızdan aldığımız güçten başka hiçbir dayanağımız olmadı. Bu süreçte hatamız, kusurumuz mutlaka olmuştur, affınızı istirham ediyoruz. 
Tüm sıkıntılara rağmen mesleğimizin, meslektaşlarımızın ve kentimizin sorunlarını, çözüm önerilerimizi tüm platformlarda ilgililerle paylaştık. 
Bugün 3030 üye sayımızla Trabzon ve bölgemizin en önemli sivil inisiyatiflerinden biri olan İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon şubemiz, TMMOB Trabzon İl Koordinasyon Kurulunda sağladığımız kuvvetli birliktelik ile bu gücü pekiştirmiş ve her alanda ne söyleyeceği merak edilir, beklenir hale gelmiştir. Bu konuda bizlere destek veren siz değerli üyelerimize ve birlikte güç olduğumuz TMMOB Trabzon İl Koordinasyon Kurulu bileşenlerine şükranlarımızı sunuyoruz.
Kıymetli katılımcılar,
Sahte mühendislerin, yetkisiz insanların kol gezdiği bugünkü ortamda odaların varlık sebebi bir kez daha net bir şekilde ortaya konulmuştur. Biz demiştik demek istemiyoruz ama durum da net bir şekilde ortadadır. Siyasi iradeden bu konuda ivedilikle tedbir almasını bekliyoruz. Odaların mesleki denetim uygulamaları, gelir elde etmek gibi basit bir amacı hiçbir zaman taşımamıştır. İmar mevzuatı içerisinden odaları çıkarmak, proje kaliteleri ve üye sicillerinin tutulması açısından önemli sorunlar doğurmuştur. Mesleki denetimin odamız tarafından yapıldığı dönemlerde, projelerin kalitelerini takip ederek, görülen eksikliklerde düzeltme yönünde uyarılar yapılmakta, eksik veya hataların genele yayılma durumu olduğunda da bunu erkenden belirleyip, ilgili konu hakkında hızla meslek içi eğitim seminerleri düzenliyorduk. Bu rasyonel sistem ortadan kalkınca, ülkemizde üretilen projelerin kalitesizlik sorunu gittikçe artmıştır. Üyelerimizin sicillerinin tutulması odalarımızın öncelikli görevlerindendir. Bu sicil bilgileri, odalarda tutulmakta ise de en çok istifade eden kamu kurumları idi. Mesleki denetimden odalarımızın uzaklaştırılması, kamu kurumlarını da bu konuda ciddi sıkıntıya sokmuştur. Bu ve benzeri birçok maddeyi alt alta yazabiliriz. Hülasa, mesleki denetimin tekrar odalar tarafından gerçekleştirilmesi sektörümüz ve kamu kurumları açısından hayati öneme sahiptir. 
Yapı denetim sistemi üzerinde, yapı denetim komisyonumuzla ele aldığımız çerçeve mevzuat hakkında ilgili kurumlarla iletişim içerisinde olduk. Sistemin en önemli tıkanma sebebi olan mal sahibi – yapı denetim şirketi bağının kesilmesi için bakanlık nezdinde çalışmalar yapılmıştır. Geçtiğimiz ay Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet ÖZHASEKİ de yaptığı bir açıklamada sorunun bu kısmının hızla çözüleceğini belirtmiştir. 
Mühendis, mimar ve şehir plancılarının maaşlarının TMMOB tarafından belirlenen asgari ücretin üzerinde tutulabilmesi için birçok girişimde bulunmamıza rağmen, SGK ile TMMOB arasındaki protokol iptal edilmiş, yerine yenisi konmamıştır. Protokol iptali meslektaşlarımızı bugün ciddi bir sıkıntıya sokmuştur. Kamu da bu protokolün iptali nedeni ile ileride sıkıntıların ve ciddi gelir kaybının farkına varacaktır. Bu protokolün daha sert uygulama tedbirleri ile yenilenmesi elzemdir. Yetkilileri bu konuda hızla göreve davet ediyoruz.
Şubemizin, maddi imkansızlıklar nedeni ile bugüne kadar gerçekleştiremediği cephe tadilatı bu dönemde gerçekleşmiş ve siz değerli genel kurul katılımcılarımızın da gördüğü üzere odamıza ve kentimize yakışır bir hale getirilmiştir. Yapımının tamamı bağışla gerçekleştirilen bu bina, o dönemdeki şartlarda imkanlar zorlanarak tamamlanmıştır. Bugün yapılan işlem, bina cephesinin koruma kurulunca onaylanan projeye uygun hale getirilmesi ve bu çerçevede enerji tasarrufu amacı ile de cephede ısı yalıtımı işleminin yapılmasıdır. Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. 
Bu dönem, mesleğimiz, kentimiz ve ülkemiz açısından önemli bir etkinliği İstanbul Şube ile ortaklaşa Trabzon’da gerçekleştirdik. “Uluslar arası Katılımlı 6. Tarihi Yapıların Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu” alanında yetkin kişilerin ve kurumların katılımı ile meslek alanımıza, kentlerimize ve ülkemize çok önemli katkılar sunmuştur. 500’e yakın tekil katılımcıyı ağırladığımız bu bilgi şöleni 64 bildirinin sunulduğu oturumlar ve 3 özel oturum ile faydalı ve İMO Trabzon Şubeye yakışır bir etkinlik oldu. Bu sempozyumun gerçekleştirilmesinde emeği ve üstün gayretlerinden ötürü düzenleme kurulumuza, şube yönetim kurulumuza ve özellikle yönetim kurulu üyemiz Yrd. Doç. Dr. Tuğçe ANILAN’a bir kez de huzurlarınızda teşekkür ediyoruz.
Yayınlanan 13. Dönem Çalışma Raporu’nda yer almayan ama mesleğimiz için önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum. Daha önce yine ülkemizde bir ilk olarak pilot çalışmasını gerçekleştirdiğimiz “Öğrenci Dış Danışmanlık” uygulamasında yeni bir safhaya geldik. Geçtiğimiz hafta KTÜ Mühendislik Fakültesi Dekanlığı, KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü ve Şubemiz arasında imzalanan protokolle 2018 – 2019 Eğitim Öğretim Yılı Güz Döneminden başlamak üzere, KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde 3. ve 4. sınıflardaki her öğrenci, kamu ve özel sektörde farklı alanlarda faaliyet gösteren meslektaşlarımızın yanında her yarıyıl 15 gün geçirecektir. Bu çalışma asla bir staj değildir. Bir inşaat mühendisine eşlik edecek öğrenci kardeşlerimiz, mesleğin sahadaki durumunu daha net gözlemleme fırsatı yakalayacaktır. Bitirme çalışmalarına da destek verecek olan dış danışmanların tamamı ilgili öğrencinin bitirme jürisinde de görev alarak, ustası olacakları mühendis adayının bu önemli aşamasına da eşlik etmiş olacaklar. Protokol, önümüzdeki ilk KTÜ Senatosu toplantısında görüşülecek ve uygulama zorunlu hale gelecektir. Bu çalışma ülkemizde bir “ilk” olma özelliği taşımaktadır. Mezuniyetten sonra zorlanmadan, zaman kaybına uğramadan elde edebilecekleri tecrübe ve donanımı okul döneminde kendilerine kazandırmak için çalışmalar sürdürülmelidir. Önümüzdeki dönemin en önemli çalışma alanlarından biri bu olmalıdır. Bu protokol ve uygulamasına destek ve katkıları için KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman BAYKAL'a, KTÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin HÜSEM'e, KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şakir ERDOĞDU'ya huzurunuzda şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar,
Bugün ülkemizde her yıl yaklaşık 12.000 öğrenci İnşaat Mühendisliği bölümlerine kayıt yaptırmaktadır. Son iki yılda odamıza kayıt yaptıran üye sayısı 15.000’e yaklaşmış, toplam üye sayımız 120.000’i aşmıştır. Bundan sonra her yıl 10.000 meslektaşımızın aramıza katılmasını bekliyoruz. Oda başkanımız Sayın Cemal GÖKÇE’nin tanımlaması ile bu sürdürülebilir değildir. 3 öğretim üyesi ile birçok anabilim dalı ve onlarca uzmanlık alanı ihtiva eden İnşaat Mühendisliğinin diplomasını verebilecek bölümler bugün neredeyse her üniversitede açılabilmiştir. Biz bir yandan yetkin mühendislik gibi meslek alanımızın geleceği ile ilgili ciddi adımlar atmaya çalışırken, bir yandan bu yetersiz bölümlerin hala İnşaat Mühendisliği diploması veriyor olması akıl alır bir durum değildir. Buna hızla son verilmeli, düzeltilmesi için bölüm kapatmak dahil hangi tedbir gerekiyorsa o yönde çalışmalar yapılmalıdır. 
Yetkin mühendislik konusundan da biraz bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz üzere, odamız yaklaşık 20 yıldan beri ülkemizde yetkin mühendislik, uzman mühendislik gibi isimler altında mesleğimizin geleceğine dair önemli çalışmalar yapmaktadır. Ancak, yapılan tüm mevzuat düzenlemeleri maalesef yine kendi meslektaşlarımızın açtıkları davalar sonucu iptal edilmiştir. Bu davaları açanlar “Diploma”yı tek yetkinlik belgesi olarak görmektedir. Ama hepimizin bildiği üzere diploma, inşaat mühendisliğine giriş belgesidir. Uzmanlaşmak, yetkinleşmek, mezuniyetten sonra akademik bilgilerle donanıma devam ve sahada edinilecek tecrübe ile mümkündür. Odamız, bu iptal işlemlerinden sonra bu dönem önemli bir çalışmayı da hayata geçirmiştir. Tamamen gönüllülük esası üzerine kurulu, hiçbir alanda “şimdilik” zorunlu olmayan “İnşaat Mühendisleri Odası Referans Belgesi” uygulaması ile odamız, üyelerimize uzman veya yetkin oldukları alanlarda referans olacak bir belgeyi kullanıma hazırlamıştır. Bu belge hakkında bilgilendirme çalışmaları önümüzdeki dönemde devam edecektir.
Kıymetli meslektaşlarım, 
Kentimizin sorunları için bu dönem hem şubemiz, hem de TMMOB Trabzon İl Koordinasyon Kurulu marifeti ile hassas çalışmalar yapılmış ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bu çalışmalarda etkin rol alan kurul ve komisyon üyelerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Odalarımız, yönetim kurulumuz ve komisyon üyelerimiz, bu ülkenin kendilerine yaptığı yatırımın farkında ve “Kentin Sakini Değil Sahibi Olalım” ilkesi ile gece gündüz demeden sorunların tespiti ve çözümü için ciddi emek sarf etmektedir. Beklentimiz, bu emeğin boşa gitmemesi, özellikle yerel yönetimlerin bu çalışmalardan istifade etmesidir. Hakaret, aşağılamak, dışlamak yerine bu samimi çalışmalara sahip çıkıp, uygulamaya katmak, emek verenlerden daha çok yereldeki yöneticilerin işine yarayacaktır. Bu bilinçte olan yöneticilerimiz var, onlara teşekkür ediyoruz. Bu bilinçte olmayanları da en nazik ifade ile “akıl ve bilimsellik esası ile doğru düşünmeye davet ediyoruz”. 
Kentimizin en önemli sorunlarından olan kent içi ulaşım, demiryolu, güney çevre yolu, planlama, imar, taşkın ve afetler, altyapı, tarihi yapıların korunması ve benzeri konular ve proje bazlı uygulamalar başta olmak üzere birçok konuda kamuoyu oluşturulmuş, taleplerimiz ilgililer nezdinde dile getirilmiştir. Bunların bazıları ile ilgili de çok önemli aşamalar kat edilmiştir. 
Kentlerimizin en önemli sorununun doğru ve akılcı planlama eksikliği olduğunu hep dile getirdik. Planlamayı sadece imar olarak anlamak, kente yapılmış en büyük haksızlıktır. Planlama, ülke genelinde alınan geleceğe dair kararların bölgesel uygulamaların, yereldeki yansımalarının sonucu oluşur. Sadece imar olarak görmek yerine buna paralel ve eşdeğer hükümdeki diğer planları da hızla hazırlamak yerel yönetimlerin başlıca görevidir. Bugün, özellikle kent içi ulaşımda yaşadığımız sorunların temeli ulaşım ana planı ve alt planların olmayışıdır. Bu planları mutlaka hazırlayıp uygulamaya koymalıyız. Trabzon özelinde ülkemizin gelecek projeksiyonuna dair ivedilikle yapmamız gerekenler Erzincan – Trabzon Demiryolu, Güney Çevre Yolu projelerinin uygulamaya geçmesidir. Özellikle Erzincan – Trabzon Demiryolu sadece ilimiz için değil, bölgemiz ve ülkemiz için çok önemli bir yer tutmaktadır. 2050’li yıllarda dünya üretiminin yarısı Asya'da, tüketimin yarısı da Avrupa ve Kuzey Afrika'da gerçekleşecektir. Bu pazar ilişkisi yeni ipek demiryolunu gündeme taşımakta, bu uluslararası ticaret yolu ise Trabzon'un 180 km. güneyinden geçmektedir. Derdimiz, bu hatta bağlanarak uluslararası ticaretten ilimiz, bölgemiz ve ülkemizin daha çok pay almasını sağlamaktır. 
Ülkemizin bugün geçtiği kritik dönemi de dikkate alarak, ülke gündemine dair de birçok konuda düşüncelerimiz, mesleki açıdan bakışımız da kamuoyu ile paylaşılmıştır.
Kısa ve öz olarak, sizlerden aldığımız yetki ile bugüne kadar İnşaat Mühendisleri ve İnşaat Mühendisleri Odası nerede, nasıl durması gerekiyorsa orada o şekilde durmaya çalıştık. Bunda başarılı olduğumuza inanıyorum. 
Değerli meslektaşlarım, kıymetli misafirlerimiz,
Son günlerde ülke gündemimizde önemli yer edinen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ile ilgili bazı konular hakkında düşüncelerimizi paylaşmak istiyorum. Öncelikle kurumumuzun isminde yer alan ve aidiyetimizin temelini oluşturan “Türk” ibaresinin tartışılması kabul edilemezdir. Bugün üye sayısı 550.000’e yaklaşan bir yapının içinde, yüzdesel olarak önemsenmeyecek kadar az miktarda “Türk” ibaresinden rahatsız olanlar zaten var ve bazıları etkili konumda iken, ağırlıklı kitleyi yok sayarak, birliğimiz içindeki küçük bir azınlığın gönlünü yapmaktan başka hiçbir işe yaramayacak bu girişimin dile getirilmesi bile Türk Mühendis ve Mimarlarını derinden üzmüştür. Bunun gerçekleşmemesi için Türk Milleti nezdinde kamuoyu oluşturmak hepimizin öncelikli görevidir. Meslek odalarının sayısının artırılması girişimi de bugün özellikle sendikal alanda yaşanan sorunların meslek alanlarımıza sıçramasından başka bir sonuç doğurmayacaktır. Bu girişimlerden uzak durulmalıdır. Gelin, bunlardan başka, 17 Haziran 1938 tarihinden beri meslek alanlarımızı düzenlemekten ziyade karmaşanın kaynağı haline gelen “3458 Sayılı Mühendislik Mimarlık Hakkında Kanun” ve 27 Ocak 1954 tarihinden beri dokunulmaz kılınmış “6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu” üzerinde yenilikçi, tam temsiliyeti sağlayıcı, evrensel kriterlerle meslek alanlarını düzenleyici çalışmalar yapalım. Her mesleğin özellikle “İnşaat Mühendisliği Hakkında Kanun” üzerinde çalışalım. Bu çalışmalar, ülkemizin, kentlerimizin, mesleklerimizin ve meslektaşlarımızın geleceği açısından bugünkü anlamsız ve bizce kabul edilemez tartışmalarla kıyaslanmayacak derecede olumlu katkılar sunacaktır.
Bugün, gündemdeki konularda Trabzon’daki inşaat mühendisleri olarak duruşumuzu çok net ifade edecek, önümüzdeki döneme tavsiye niteliğinde bir önergeyi de takdirinize sunacağız. Ülkemizin bekası için hayati öneme sahip “Zeytin Dalı Harekatı”ndaki şehitlerimizin anısını yaşatmak amacı ile imzaya açtığımız, şube üyelerimizin vatan, millet ve devlet konusundaki hassasiyetini bir kez daha kamuoyuna ve geleceğe aktaracak bu tavsiye kararı alınmasına yönelik önergeye de desteğinizi bekliyoruz. 
Odalarımızda yöneticilik yapmak, ailesinden, işinden ve kendinden zaman çalarak, hizmet aşkı ve hazzı dışında hiçbir karşılığı olmadan hizmet etme yeridir. Önümüzdeki dönemde yönetim kurulumuzda görev almayacak arkadaşlarımız olacak. Kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyoruz. Odadan kurtuluşun olmadığını en iyi onların bildiği düşüncesi ile yönetim kurulunda olmasalar da bundan sonra odaca verilecek görevlerde ve artık daha fazla zaman ayırabilecekleri yaşamlarında da başarılar diliyorum. 
14. Olağan genel kurulumuza katılımlarınızdan ötürü sizlere teşekkür ediyor, bundan sonra görev alacak yönetim kurulu ve diğer kurullardaki meslektaşlarıma başarılar diliyor, saygılar sunuyorum.

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2019, 17:42

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner317

banner11