Mavi Marmaray’ı unutmadık, unutturmayaçağız?

Mavi Marmaray’ı unutmadık, unutturmayaçağız?

Kıymetli Basın Mensupları,

Bugün hak ve adalet için bir araya geldik. Kafirlere, zalimlere ve işgalci Siyonist çetelere bir kez daha dur demek için bir araya geldik.

Bugün geldiğimiz noktada Filistin topraklarının neredeyse tamamı, apartheid İsrail rejiminin işgaline uğradı. Kurulduğu günden itibaren bölgedeki hak ihlallerine devam eden İsrail, uluslararası hukuku ayaklar altına alarak bölgede bitmek bilmez bir kriz sarmalı üretmiştir. Bu kriz, sadece Filistin toprakları ile de sınırlı kalmamış; dalga dalga tüm dünyayı etkisi altına alan bir virüse dönüşmüştür. İsrail’in son yıllardaki karnesine baktığımızda, hemen hemen her gün ayrı bir hak ihlali ve yerinden etme ile görülmektedir. Çocuk, yaşlı ve kadınlar üzerinde uyguladığı sert ve acımasız politikalar ile milyonlarca insanın yerinden edilmesi, evleri yıkarak toprakların işgal edilmesi, mabetlere saldırarak din özgürlüğünün elinden alınması bu ihlallerden yalnızca bazılarıdır. Filistinlilerin yaptığı insancıl gösterilere uyguladığı orantısız güç ile binlerce gencin sakat kalmasına ve bir ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkûm olmasına sebep oldu.

Son 70 yıldır Ortadoğu’da sadece problemden, kandan ve gözyaşından beslenen Siyonist işgal çeteleri, sadece Filistin için değil; Türkiye içinde bir güvenlik sorunudur. 2010 yılında insani yardım taşıyan Mavi Marmara Gemisine, uluslararası sularda yaptıkları hukuksuz saldırı ile 9 vatandaşımız şehit edilmiş, 1 kişi 4 yıl boyunca komada kaldıktan sonra şehit olmuştur. 56 insani yardım gönüllüsü de, ağır bir şekilde yaralanmıştır.

İşgalci Siyonist çeteler tarafından yıllardır çalınan, işgal edilen ve asimile edilmeye çalışılan kadim Filistin topraklarımıza insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Mavi Marmara’nın 12. Yıldönümü…

İnsani yardım taşıyan gemilerimize; bir oyuncaktan, bir evin tuğlasından korkan alçak Siyonist işgalci çeteler tarafından 3 helikopter, 2 denizaltı, 4 savaş fırkateyni ve 30 zodyak botla yapılan saldırının 12. Yıldönümündeyiz.

Bu saldırı sonrasında yaşanan süreçte Mavi Marmara Derneği olarak tam 12 yıldır süren hukuk mücadelesine başladık. Ailelerimiz ve arkadaşlarımız adına ulusal ve uluslararası mecralarda yaptığımız kişisel başvurulara, gayri hukuki şekilde engel olunmaya çalışıldı. Mülkün temeli olan adalet; Yahudi lobisinin gizli görüşmeleri ile engellenmeye çalışıldı. Bağımsız Türkiye mahkemeleri, taraflı tutumu ile insanların hak ve hukuk arayışlarına engel üstüne engel koydu.

Mavi Marmara saldırısından sonra apartheid İsrail güçleri, Türkiye’ye onlarca söz verdi. Gazze’de hala devam eden karadan ve denizden ambargonun kaldırılması, Kudüs’te bulunan Müslüman nüfusun taciz edilmesinin durdurulması, İslam’ın en kutsal mekânlarından biri olan Mescid-i Aksa’daki saldırıların önlenmesi ve Filistinlilere seyahat/ din özgürlüğü tanınması gibi yerine getirilmeyen onlarca sözler verildi.

Ancak tarih ve adil olan Müslümanlar asla bunu unutmayacak, aziz şehitlerin kanlarının hesabını bir mücahid, bir mücahide gibi soracağı günü sabırsızlıkla bekleyecektir.

Kutsal mabedimiz Mescid-i Aksa, Ramallah, kadim kent Kudüs, Batı Şeria, Gazze ve nice şehirler hasretle kucak açmış bizleri beklerken, Allah için kurban ettiğimiz şehitlerimizin ruhu şad mekanları cennet olsun.

Şanlı direnişin şanlı mücahidlerine, Hamas’a, İzzeddin El Kassam Tugaylarına, İslami Cihad’a buradan selam olsun. Vallahi onlar korkaktır! Düşmanımız bir oyuncaktan, 70 yaşındaki bir kadından, 10 yaşındaki bir çocuktan tir tir titrerken kanlı silahlarına başvuran bir korkak ordusudur! Zalimlerin kaçacak hiçbir yeri yok. Biz söz verdik. İzzeddin El Kassam’a, Şeyh Ahmed Yasin’e, Rantisi’ye, Yahya Ayyaş’lara bir söz verdik. Çekilmek, terketmek, gitmek ve sahipsiz bırakmak yok. Gazze’den, Filistin’in her metrekaresine direniş tohumlarını ekecek, değil 10, yarın binlerce, hatta milyonlarca canımızı, kanımızı feda edeceğiz.

Bizler bugün tekrar haykırıyoruz! Ruhumuz, canımız ve kanımız sana feda olsun Ey Aksa!

Kıymetli Basın Mensupları ve Değerli Trabzonlular

Mavi Marmara Gemisi 2010 yılında başladığı yolculuğuna hala devam etmektedir. Dünya’nın farklı ülkelerinden bir araya gelen ve farklı dillere sahip 700 kadar yolcu, bundan 12 yıl önce Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkmıştır. Mavi Marmara ile beraber 8 gemiden oluşan Özgürlük Filosu, neredeyse her gün insan hakları ihlallerinin yaşandığı Filistin coğrafyasını tekrardan Dünya’nın gündemine taşımayı başarmıştır.

Bugün geldiğimiz süreçte İsrail işgal güçleri, Filistin’in her bölgesinde uyguladığı yıkım ve göç politikası ile bölgede daha fazla problem üretmekte ve kendi ırkından başka bir millete yaşam hakkı tanımamaktadır.

İyi bir insan olmanın verdiği mazlumdan yana olma tavrımız dün olduğu gibi bugünde devam etmektedir. Buradan şunu tekrar belirtmek istiyoruz,

Mavi Marmara yoluna devam etmektedir, Kutlu Sefer rotasını hiçbir zaman değiştirmemiştir. Kandan ve gözyaşından beslenen işgal güçleriyle yakınlaşmayı kabul etmiyor ve şunu tekrardan haykıyoruz.

Filistin Özgür olana dek, Mescid-i Aksa’daki işgal durdurulana dek seferimize devam edeceğiz ve mazlum coğrafyalar için her zaman ilk günkü samimiyetle yola çıkmaya hazırız.

Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği

ve

Trabzon Sivil İnisiyatifi

Berat Kalaycı

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner317

banner11