Genç, İlahiyat öğrencileriyle söyleşi gerçekleştirdi

Genç, İlahiyat öğrencileriyle söyleşi gerçekleştirdi

Genç: “İslâm’ın emirlerini pratik hayatımıza yansıtmalıyız”
İlahiyat öğrencilerine hitap eden Başkan Genç, “Şu anda İslâm coğrafyasındaki birçok sıkıntının temelinde mezhepsel farklılıkların olduğunu görüyoruz. Bu da bizi ayrıca üzüyor. Kur’an ve İslâm zaman üstüdür ama yaşadığımız çağın sorunlarını çözebilmek için acaba Kur’an ne diyor bize, bunu da iyi irdeleyip, anlamamız lazım. Kur’an-ı gerçek anlamıyla anlamak ve gerçek anlamıyla tatbik etmek gibi bir yükümlülüğümüz var. Sizlerin daha ziyade olmak kaydıyla. Çünkü sizler ilahiyatçısınız.” dedi.
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ‘Bu Gençler Bir Alem’ isimli program çerçevesinde Trabzon Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileriyle söyleşi gerçekleştirdi. Trabzon Üniversitesi Rektörü ve İlahiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu ile bir süre sohbet eden Başkan Genç, daha sonra öğrenciler tarafından kendisine yöneltilen soruları cevaplandırarak, öğrencilere nasihat ve tavsiyelerde bulundu.
“KUR’AN-I İRDELEYİP, ANLAMAMIZ LAZIM”
Öğrencilere hitabında İslâm dünyasındaki birçok meselenin temelinde mezhepsel farklılıkların olduğunu ve bunun üzüntü verici olduğuna vurgu yapan Başkan Genç, “Türkiye’nin yeryüzüne dair hiçbir adım atmamasını istiyorlar. Bizi batıda NATO’yla ve Doğu’da Ermenistan ile kontrol altına almışlar. Enerji bölgesi olan bu gölgede onların politikalarına ses çıkarmamızı istemiyorlar. Temel yaklaşımları bu... Bu yaklaşımın sürdürülmesi mümkün değil. Bizim üzerimizde tarihten gelen medeniyet anlayışımızın gereği olarak bir sorumluluk, zorunluluk var. Tarih bu sorumluluğu bu yüzyılda bize yüklüyor. Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Turgut Özal 21. yüzyılın Türklerin yüz yılı olacağını söylemişti. Bizim gayemiz sömürge anlayışıyla toprakları gasp etmek değildir. Birinci gayemiz bize emanet edilmiş bu toprakları ilelebet muhafaza etmektir. İlelebet bağımsız Türk yurdu olarak sonuna kadar yaşatmak. Ama diğer gayemiz de, gönül coğrafyamızdaki insanların hakkını, hukukunu korumaktır. O nedenle cumhurbaşkanımız son dönemlerde daha artan bir şekilde bütün ulusal ve uluslararası platformlarda onların gözlerinin içine bakarak ‘Dünya beşten büyüktür’ diyor. Şimdi Müslüman coğrafyasına baktığımız zaman baya bir sıkıntının olduğunu görüyoruz. Allah’ın bize emrettiği hususları pratik hayatımıza tatbikte sıkıntıların olduğunu görüyoruz. İslâm’ın emir ve yasaklarını hayatımıza tatbik etmeliyiz. Şu anda İslâm coğrafyasındaki birçok sıkıntının temelinde mezhepsel farklılıkların olduğunu görüyoruz. Bu da bizi ayrıca üzüyor. Kur’an ve İslâm zaman üstüdür ama yaşadığımız çağın sorunlarını çözebilmek için acaba Kur’an ne diyor bize, bunu da iyi irdeleyip, anlamamız lazım. Kur’an-ı gerçek anlamıyla anlamak ve gerçek anlamıyla tatbik etmek gibi bir yükümlülüğümüz var. Sizlerin daha ziyade olmak kaydıyla. Çünkü sizler ilahiyatçısınız.” dedi.
“GÜZEL HASLETLERİ OLAN BİR MİLLETİZ”
Kur’anı Kerim’in anlaşılmasının önemine değinen Genç, şunları aktardı: “Şu anda İslâm dünyasını perişan eden bir anlayışı gözünü kırpmadan yapıyorlar. Tıpkı 1974 Rusların Afganistan’da yaptığı gibi. Tıpkı Suriye’de şu anda yaptıkları gibi. Biz onları çok şükür misafir ediyoruz. İllâ Müslüman olması şart değil. Afrika’da da sömürgeciliğin getirdiği olumsuzluklar var. Bizim kendi medeniyetimizle kıyasladığımızda biraz daha farklı gözle bakmalıyız, arkadaşlar. Bizim gönül coğrafyamızda Müslüman kardeşlerimizin bize ihtiyacı var. Lafza ve kıraate daha fazla önem verdik. Ama Kur’an-ın gerçek manasını anlama konusunda hâlâ yeterli düzeyde olduğumuzu söyleyemeyiz. Ama öyle asaletli bir milletiz ki, kelimesini anlamıyoruz ama duyduğumuz zaman tüylerimiz diken diken oluyor. Böyle de güzel bir hasleti olan milletiz. Biz inancımızın gereğini yeryüzüne yaydığımız zaman bütün insanlık tabiatıyla daha mutlu olmuş. Bütün sorumluluk o nedenle siz ilahiyatçı arkadaşlarımızın üzerinde oluyor. Şimdi geçmişle bir kıyas yapabildiğimiz zaman, öyle hızlı geçiyor ki, çok hızlı gelişen zaman kesitlerini yaşıyoruz. Bilgi çağı, teknolojisi, yeni modeller, yeni üretimler birçok şey birlikte yaşanıyor. O nedenle bunları yerine getirdiğimiz de layık olduğumuz yere gelebiliriz.”
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN HAKKINI KORUYORUZ”
Son sınıf öğrencisi Osman Çiftçi’nin “Yapmış olduğunuz konuşmadan çıkarabileceğimiz en iyi unsur gönül coğrafyası mantığı idi. Gönül coğrafyamızla alâkalı olarak ben de TİKA’nın bir programına katılmıştım. Şu anda hükümetimizin böyle bir programı olduğunu biliyorum. Böyle bir çaba belediye nazarında olur mu? Böyle bir çabanın olmasını isterim. Kudüs’te ve Türk coğrafyasında, Afganistan’da ve Balkanlarda bizi bekliyorlar’ sorusunu Başkan Genç, şöyle cevaplandırdı: “Birinci konu çok önemli. Bir şablon değil. Ecdadımız Osmanlı gönül coğrafyamızda bir hakkı teslim etmiş. Adil düzeni temsil etmiş. Her şeyi devletten beklememek lazım. Devletimizin kurumu olan TİKA’mız gönül coğrafyamızda bu faaliyetleri sürdürüyor. Arkadaşlar 2015 yılında Kudüs ziyaretimde şunu gördüm. Selahaddin Eyyubi ve Kanuni dönemindeki eserleri gördüm. Bu konuyla ilgili çeşitli faaliyetleri yapmaya çalıştık. Trabzon’da da Kudüs Derneği var. Onlarla programlar yapıyoruz. Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın mihmardarlarından biri bize rehberlik etti. Bize, ‘Kudüs’e yılda 400 bin Rus 30 bin ise Türk geliyor. Bu toprakları asıl kaybeden sizsiniz.’ dedi. Sizin sadece bu topraklara gelmeniz bile bizim için büyük bir güçtür. 24-26 Eylül’de de Karabağ’a gittim. Şuşa ile kardeşlik protokolü imzalayacağız. 18 Ekim’de Azerbaycan’ın kurtuluş gününde Boztepe’ye Azerbaycan bayrağı diktik. Karabağ’a gittik, Şuşa’yı gezdik. Oradaki söz şu idi. Türkiye ne kadar güçlüyse Azerbaycan o kadar var olacaktır. Azerbaycan ve Rusya’nın zengin enerji kaynaklarından dolayı Azeri topraklarında gözü var. İran’da 35 milyon Türk nüfus var. Bunların bilincinde olmalıyız. Şuşa’yı alırken gücümüzü ortaya koyduk. Azerbaycan’ın topraklarının yüzde 14’ü haksız bir şekilde işgal altındaydı. Bu işgalin asıl amacı Türk-Azeri irtibatını ortadan kaldırmaktı.”
“GENÇLER SİYASETLE İLGİLENMELİ”
Siyasetle ilgili algının değişmesi gerektiğini ve gençlerin siyasetle ilgilenmesi gerektiğini ifade eden Genç, “Sizler kesinlikle okuyun, ama mutlaka da siyasetle ilgilenin. Gençlerin siyasete bakışını görebiliyorum. Şöyle bir bakış var arkadaşlar. Bana ‘siyaset yapma’ deriz. Bu çok kötü bir sözdür. Yani beni kandırma demek istiyoruz. Siyaset çok geniş bir yönetim platformu ama toplumdaki algı maalesef böyle. O nedenle bu bakışları yıkmamız lazım. Tabi ki önce bireysel hayatınız, mesleki ilerleyişiniz çok önemli ama o sorumluluğu da ifa etmek için toplumun önüne çıkmamız lazım.” diye konuştu.
“EN BÜYÜK PROJEM” 
Suriyeli Rama Alsalah adlı öğrencinin, ‘Trabzon için en büyük hayalim dediğiniz projeniz nedir?’ sorusunu Başkan Genç şöyle cevaplandırdı: “Ben İmam Hatip mezunu olmama rağmen Muhammed Reyhan Hoca’dan Arapça dersi aldım. Zamanla unutmuştum. Pratiğimizi geliştirmek için ders aldık. Şehrimize Körfez ülkelerinden yoğun ziyaretçi var. Siz de Halep’tensiniz. Halep’ten Çanakkale’de 6 bin şehidimiz var. Şimdi o şehitlerin torunlarına da Anadolu kucak açmış. Kardeşimizin dedeleri bu topraklar için şehit düşmüş. Kurtuluş Savaşı’nda bize yardım eden ülkelerin başında yine Afganlar geliyor. Onların torunlarına da kucak açtık. İnşallah, size de ülkenizde güzel hizmetler yapmayı Cenabı Allah nasip eder. Trabzon tarih, kültür ve sanat şehri. Bu özelliklerin altını doldurmak için projeler yapıyoruz. Yalnız bu dönemde çok yoğun bir turist akını var. Körfez ülkelerinden ve Suudi Arabistan’dan çok turist geliyor. İran’dan da turist geliyor. Doğal güzelliklerimiz çok fazla öne çıkıyor. Bu şehri ziyaret eden insanların şehirde daha fazla kalması amacıyla Mağmat Boğazı’nda 600 dönümlük alanda bir proje ürettik. Yap-İşlet-Devret modeliyle hayata geçirecektik ama pandemiye takıldık. Yine Zağnos-Tabakhane vadileri arasında Tünel Akvaryum Projesini hayata geçiriyoruz. Bunlar hep turizm amaçlı yapıldı.”
“BU NESİL ÜMİT VERİYOR”
Bir öğrencinin devletin aşırı özelleştirme yaptığıyla ilgili sorusunu cevaplandıran Genç şöyle konuştu: Özelleştirme AK Parti’nin politikası… Birçok işletmeler maalesef siyasetten kaynaklanan bir anlayışla çok kötü yönetildi. Dolayısıyla bunların özelleştirilmesi yoluna gidildi. Personel bakımından şişirildiler. Ve kendi işlerini yürütemediler, hep zarar açıkladılar. Savunma sanayii gibi kritik sektörlerde özelleştirme yapılmıyor. Savunma sanayiinde yerlilik yüzde 22’den yüzde 73’e çıktı. Ne kadar üretirsek o kadar güçlü oluruz. Tespitiniz doğru. Neyi üretirsek daha değerli olur. Teknoloji arkadaşlar. İşte söylediğiniz motorun yerlisi yapılıyor. Bunu Erbakan Hoca yaptı. 1960 kendi ürettiğimiz otomobilin hikâyesini biliyorsunuz. Bize biçilen parantezin içinde kalmamızı istediler. Artık bu millet küllerinden yeniden doğru. Bu milleti artık tutamazsınız. Bundan birazcık ödün verdiğiniz zaman yanıbaşımızda olanları görüyoruz. Bu ülkenin güçlü olması için kendinizi yetiştirin arkadaşlar. O nedenle değişik kaynakları okuyun. Kendime çok kızıyorum İngilizce’yi, Arapça’yı boşver neden başka dil neden öğrenmemişim diye. Örneğin Rusça, Farsça neden öğrenmiyoruz. O nedenle yarın arenaya çıktığınız zaman dolu dolu çıkın. Ben pandemi döneminde klasikleri okudum. Tolstoy’u, Viktor Hugo’yu okudum. Kendi medeniyetimize ait eserlerin yanında bu eserleri de okuyalım. Yerli üretim yüzde 22’den yüzde 73’e çıktı. Heron meselesinde olduğu gibi. Şimdi kendi milli ve yerli İHA’larımızı üretiyoruz. Kötü komşu bizi mal sahibi yaptı. Arkadaşlar, bu nesil çok daha farklı ve ümit veriyor, 15 Temmuz’da bu milletin gerçek gücünü gördük. Gençler hainlerin tankını durdurmak için tankın karşısına çıktı.”
“28 ŞUBAT’TA ÇOK BÜYÜK ACILAR YAŞANDI”
Onur adlı öğrencinin 28 Şubat sürecinden bahseder misiniz? sorusunu Başkan Genç, şöyle cevaplandırdı: “Cumhuriyet döneminde gerekli demokratik atılımlar yapılmadığı için iki kesim bundan mağdur oldu. Mütedeyyin kesim ile Kürt kardeşlerimiz. Millet artık kendi iradesini kendi özgürlüğüyle savunmaya başladı. 1983’te Özal darbeci zihniyete rağmen tek başına iktidara geldi. AK Parti’nin iktidara gelmesinde de bu sürecin etkisi var. Sadece ekonomik sorunlar değil. Başörtülü arkadaşlarımızın ne zararı vardı ki, engellendiler. Bu ülke bir ve beraber hareket ettiği zaman önünde kimse duramaz. Şimdi yasaklar kalktı, ne oldu? Şu anda Kürt sorunu bitmiştir arkadaşlar. Onlar bizim eşit vatandaşlarımızdır. Aynı şekilde başörtülü kardeşlerimiz de çok ciddi sıkıntılar yaşadı. Onlara da sahip çıkan Cumhurbaşkanımız oldu. O nesilde çok büyük ızdıraplar, acılar yaşandı. Bu dönem üç yılda bitti. Ve millet AK Parti’yle birlikte bunlarla mücadele etti. AK Parti’nin iktidara gelmesinde bir neden de budur.”
“HAYVANLAR BİZE EMANET”
Hatice Aykut isimli öğrencinin sokak hayvanlarının toplanıp ölüme terk edildiğine dair sorusunu cevaplandıran Başkan Genç, “Sokak hayvanları da sahipsiz hayvanlar da bize emanet edilen canlardır. O canlıların hukuku da bize aittir. Sokak hayvanlarının toplanıp bir barınağa sokulması çözüm değildir. Toplanıp aşılarının yapılarak küpelerin takılıp kendi doğal ortamlarında yaşaması önemlidir. Asıl sorun sahipli hayvanlardan kaynaklanıyor. Küpeli olan, zararsız olanlar sokakta yaşamaya devam ediyor. Küpesiz olan, saldırgan olan toplanıp barınağa götürülecek. Cumhurbaşkanımızın da kast ettiği bu… Hangi cins oldukları da genelgede yazılmış. Ama sokak hayvanlarını topyekün toplayıp barınağa götürmek amacında değiliz. Biz sokak hayvanlarının hastalıklara ve yaralanmalara karşı tedavi etmek, ayrıca kısırlaştırmak için Küçük Dostlar Kliniği’ni kurduk. Sokak kedilerini alıyoruz, kısırlaştırma ve aşılama işlemlerini yapıp hastalıklarını tedavi ediyoruz. Çok acil durumlarda sokak köpeklerini de hastalık ve yaralanmalara karşı tedavi ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Arda Gündoğdu

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER