Çakıroğlu İYİ’de Başkan Kötüyse Suçlu Biz Miyiz ?

Çakıroğlu İYİ’de Başkan Kötüyse Suçlu Biz Miyiz ?

"Hadiyin oradan"
İyi Partiden, yaşanan ve mücadele etmemi anlamsız kılan bir karar sonucu ayrıldım.
Bardağı dolduran son damla misali oldu.
İstifa, birilerinin emriyle, ricasıyla alınacak bir karar değil kişinin kendi iradesidir ve şayet seçilen bir isim ise bu kararına karşı sorumlu olduğu kişiler "seçmenidir".
Biz de yaşanan süreçleri, gelinen noktayı ve verilen kararı bildiğimiz, tanıdığımız, ulaşabildiğimiz insanlarla istişare ettik.
Artık daha gür sesli ve güçlüyüz.
Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Ben bugün bağımsız olmadım. Hep millete, ilkelerime ve aldığım sorumluluğa bağlı oldum.
Ancak... Siyasete "bağımsız" girdim.
Anlayana..!
Nasıl Parti mevkilere, kimsenin şahsına münhasır değil seçmenin ise, bizim de işgal ettiğimiz koltuklar milletindir, seçmenindir.
Peki bize millet neden oy veriyor?
Kendi hakkını, hukukunu koruyalım, şehrimize hizmet edelim, millet-memleket diyelim diye...
Biz bu minvalde milletten aldığımız sorumluluğun gereğini yaptık mı?
Çok şükür. Bunu yaparken bir parti üniforması giymedik. Herkes adına gayret sarfettik.
Bize geri dönüşlerde de bizi mutlu eden vurgular var.
Parti odaklı bakınca kendimi hep yalnız hissettim.
Ulusal basına defalarca duyurduğumuz sesimizi, tepkimizi bir kez duymayanlar elinde klavye sosyal medyada ahkam kesiyorlar.
Oysa kendi iradeleriyle partiyi yücelten bir paylaşımı bırakın sahiplenmeyi, millete duyurmayı paylaşımlara tık katkı bile koyamayan arkadaşlar bunlar.
Kendilerini bizim üzerimizde otorite zannederek olayı tembel öğrencinin satır başlarını okuması gibi bir baştan bir sondan okuyarak ele alan birilerinin hocalarından 'iyi" not alma heyecanı beyhudedir. 
Biz notu milletten alırız ve milletimizin bize verdiği yetkinin, üzerimizde hissettiğimiz sorumluluğun gereğini yerine getirmişsek gerisi "lafıgüzaftır"...
"Gel kardeşim bir yemek yiyelim, bir abim rica etti, şunu yaz" diye gölgelerin arkasında saklananlar, aç tavuk misali darı ambarında olanlar, kimlerin elinde yükseldiğini iyi okuyamayıp kendini alametifarika zannedenler bilmeli ki "baba dedikleri, ağa dedikleri, paşa dedikleri" hiçbir zaman gerçek güç olan millet olmayacak.
Aklı, iradesi, kimliği, kişiliği ve duruşu olan biri kendini asla kimsenin tahsis edemeyeceği bir makama getirmiştir.
Birilerinin bahşettiği makamlar, kalitenize değil, kalibrenize değil kurşun asker olma yeteneğinize göre size biçilen elbiseler sizi özde siz, aynada ise bir başkası yapar.
Bir meclis üyemiz başka bir partili belediye başkanını eleştirdiği için disipline verildi...
Bir başka meclis üyemiz ise milletin hakkını savunduğu için adayı bol "tatar ramazan misali" ben görevden aldım yarışıyla yetmedi naralarla istifa ettirildi.
Kim " milletin ve seçmenin iradesi veya benim oyum" dedi? Benim yetkim dedi?
Anladım ki Trabzon İyi Partide siyaset bana karşı yapılan organize bir faaliyetten ibarettir.
Siz başka parti adayına destek açıklayan ismi değil de başka parti belediye başkanını eleştiren ismi disipline vereceksiniz.
Buna kimse ses etmeyecek.
Ama söz konusu Davut Çakıroğlu olunca kuytu köşelerde kulis yapacaksınız, olmadı açık açık hedef göstereceksiniz o da olmadı ağababalarınızdan lojistik destek isteyeceksiniz.
İrade diyeceksiniz iradesiz olacaksınız, liyakat diyeceksiniz liyakati olandan korkacaksınız, sadakat diyeceksiniz tek vasfınız sadakatli olmak olacak...
Rahmetli Erbakan'ın deyimiyle "hadiyin oradan"...

Berat Kalaycı

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER