Artık,tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz!...

Artık,tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz!...

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda Hakkı Özel Raportörü Prof. Dr. Hilal Elver, “küresel iklim
değişikliği, ekonomik buhranlar, siyasi istikrarsızlık, salgın hastalıklar ve çatışmaların dünya
çapında beklenen gıda krizini erkene aldığını belirtti. Şu anda 821 milyon kişinin gıdaya
ulaşmakta güçlük çektiğini, 35 milyon kişinin de açlıktan öldüğü veya ölmek üzere olduğunu
ifade etti. Prof. Dr. Elver, dünya genelinde gıda krizi, açlık ölümleri, kitlesel göçlerin alarm
verdiğini belirtti. Elver, Batılı ülkelerin Afrika’nın verimli tarım arazilerini satın alması, kıtlığa
karşı geliştirilmesi gereken acil eylem planları, yeni tarımsal üretim politikaları ve riskler
hakkında açıklamalar yaptı. BM Gıda Hakkı Özel Raportörü Elver, “Gıda krizinin en somut
yaşandığı 55 ülke veya bölgede 5 yaş altı 16 milyon çocuğun durumu çok kritik. Dünya
genelinde 150 milyon çocuk ise beslenme yetersizliğinden muzdarip.”şeklinde mevcut durumu
özetledi.
Her yıl üretilen 4 milyar tonluk gıdanın sadece 2,7 milyar tonu tüketilirken 1,3 milyar ton
ağırlığına denk gelen israf edilen gıdaların yıllık değeri ise 1 trilyon dolar olarak belirlendi.
Küresel ölçekte israf edilen yiyeceklerin sadece dörtte birlik oranının kurtarılmasıyla dahi
dünyadaki 840 milyon aç insanın doyurulabileceği tespit edildi.

Birleşmiş Milletler'in sürdürülebilirlik çalışmaları yapan Wrap adlı sivil toplum kuruluşuyla
gerçekleştirdiği araştırmaya göre dünya genelinde israf edilen gıdanın toplamı 20 tonluk 46
milyon kamyon dolusu yiyeceğe karşılık geliyor. Uzmanlar, "Bu kadar kamyonun uzunluğu
dünyanın çevresinin yirmi katı büyüklüğünde " diyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından yapılan bir araştırma Türkiye'de her yıl 7,7
milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğine işaret ediyor.2021 BM Gıda İsrafı Endeksi
Raporu'na göre Türkiye'de her yıl kişi başına 93 kilogram yiyecek çöpe atılıyor.

Daha önce gıda israfının daha çok zengin ülkelere özgü bir sorun olduğu düşünülüyordu.
Fakat araştırma, gelir gruplarından bağımsız olarak her ülkede önemli miktarda gıdanın israf
edildiğine işaret ediyor.
Bu ürünlerin yetiştirilmesi için sağlanan gübre, su, işçilik, mazot gibi giderlerde de
düşünüldüğünde ekonomiye çok büyük bir kaybı var. Biz bu kayıpları yüzde 10 bile azaltsak
Türkiye’nin tarımsal üretimi yüzde 10 artırmış olacağız. Böylece piyasya daha fazla gıda
olacağından piyasanın arz talep dengesine katkıda bulunarak bir nebze olsun fiyat istikrarı
sağlammış olacaktır.  
Bizi toprak kurtaracak. İktidarın artık tarlalara bakması, üretime dönmesi lazım. Türkiye
peynirden tutun da birçok ürüne kadar bioçeşitliliği en çok ürün olan ülkelerin başında geliyor.
Öncelikle ithalata dayalı politikalardan kurtulmak, üreticiye para dağıtmak yerine temelden
destek vermek, kooperatifler kurmak, gelecek kaygısı yaşamamalarını sağlamak gerekir.
Türkiye bölgede tarımda parlayan yıldız olabilir; ama bu politikalarla değil. Ürün çeşitliliği
bakımından Avrupa’nın tümünden daha zengin olan Türkiye, bu zenginliğini değerlendirse
Anuga Fuarı’nda en az İtalya, İspanya, Fransa kadar konuşulur, pazara hâkim olur.

İklim değişirken tarım ve gıda sektörleride zaman geçirmeden değişmeli… Arazi kullanım
planlaması yapılmalı. Dolayısıyla; doğru yerde doğru bitki türünün seçilmesi ve doğru
zamanda ekilmesi teşvik edilmeli. Ve artık tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz.
Saygıyla duyurulur.

Cemil PEHLEVAN
ZMO Yönetim Kurulu Adına

Berat Kalaycı

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner317

banner11