20-26 MART TUZA DİKKAT HAFTASI

20-26 MART TUZA DİKKAT HAFTASI

Dünyada en önemli halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen kronik hastalıklar, ülkemizde her geçen gün sayısı hızla artan ölümlerin de başlıca nedenlerindendir. Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, obezite gibi kronik hastalıklar aşırı tuz tüketimi ile yakından ilişkilidir.

Tuz besinlerin bileşiminde bulunduğu gibi göllerden, denizlerden ve kayalardan saf olarak da elde edilebilir. Sofra tuzunun asıl adı sodyum klorürdür. Sağlık açısından değerlendirildiğinde tuz bizim düşmanımız değil aksine kalitesine ve miktarına dikkat edildiği takdirde kadim dostumuzdur. Tuz vücudumuzda hücrelerle sinir sistemi arasında elektrik iletimi ile bağlantıyı sağlar. Kaslarımızın kasılmasına ve hücrelerin beslenmesine yardımcı olur. Bu demek oluyor ki tuz olmadan biz ne konuşabilir ne de düşünebiliriz.

Sodyum yetersizliği pek rastlanılan bir durum değildir. Ancak bireyin uzun süreli kusma ve ishali varsa sodyum düzeyi azalabilir. İyot kısıtlanmasını gerektirecek herhangi bir rahatsızlığımız yoksa iyotlu tuz tercih edilmelidir. Önlenebilir tek zeka geriliği iyot yetersizliği sonucu oluşur. Tuzdaki iyot miktarını koruyabilmek için yemeklerin tuzu pişirme sonrası atmalıdır ve tuz serin, kuru, ışıksız ortamda ve koyu renkli cam kaplarda saklanmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği günlük tüketilmesi gereken tuz miktarı kişi başına 5 g iken yapılan araştırmalar doğrultusunda ülkemizde kişi başı tüketilen miktar 15 g olarak bulunmuştur. Tüketilen bu miktar vücudumuzda bazı işleyişlerin bozulmasına neden olmaktadır. Tuz fazla alındığında böbrekler fazla sodyumu her zaman atamaz. Bu oranın bozulması ile su tutulumu yani ödem oluşur. Aşırı tuz tüketimi hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, inme, osteoporoz, mide kanseri ve böbrek hastalıklarına neden olabilmektedir.

Aşırı tuz tüketimini azaltmak için pratik öneriler:

- Daima taze ve tuz eklenmemiş besinleri tercih edin.

- Yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemeyin.

- Tuz içeriği yüksek olan salamura besinleri (zeytin, peynir, turşu gibi) ve konserve besinleri daha az tüketin.

- Daha fazla taze sebze ve meyve tüketin.

- Satın aldığınız hazır besinlerin etiketlerini mutlaka okuyun ve daha az tuzlu olanları tercih edin.

-Yemeğinizin lezzetini arttırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen, limon gibi besinler ile baharatları kullanın.

-Ev dışında yemek yiyorsanız az tuzlu besinleri tercih edin.

-Maden suları kaynağına göre farklı miktarda sodyum içerir, sodyum içeriğini etiketinden kontrol edin.

-Eğer hipertansiyon gibi sağlık probleminiz varsa mutlaka satın aldığınız hazır ürünlerin etiketlerini okuyunuz. “Tuzsuz” ya da “tuzu azaltılmış” besinleri tercih ediniz.

Trabzon Halk Sağlığı Müdürlüğü olarak yıl boyu tüm ilçelerimizde gezici tuz denetim ekiplerimiz tarafından işletmelere masalardan tuzlukların kaldırılması; görünür yerlerde aşırı tuz tüketiminin zararlarını anlatan afişlerin asılması ile ilgili bilgilendirme yapmaktadırlar.

Gizli Tuz Tüketimi: UNUTULAN TEHLİKE Yediğimiz tuzun büyük bir kısmı satın aldığımız hazır gıdaların içinde gizlidir. Gıdaların etiketlerini kontrol edin ve daha az tuz tüketimi için tercihlerinizi değiştirin.

Dr. Köksal HAMZAOĞLU

Trabzon Halk Sağlığı Müdürü

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2019, 17:30
banner342

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner332

banner317

banner333

banner11