YAĞMACININ YANINDA DEĞİL YAYLACININ YANINDAYIZ

YAĞMACININ YANINDA DEĞİL YAYLACININ YANINDAYIZ
CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, yayladaki yıkımlara değinerek hükümete seslendi. Yağmacıların yanında değiliz yaylacıların yanındayız diyerek,  ‘Yaylada veya sahilde hiç fark etmez. AKP’nin arkasında durduğu yağmacılardır, bizim sahip çıktığımız yaylacılardır. Bugünlerde yaylalarda yıkım kararları aldığınızda baktığınızda bunun da bir mantığı yok. Niçin yıktıklarıyla, niçin yakmadıkları arasında ayrımı bir türlü anlayamıyoruz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, Trabzon gündemi ile ilgili CHP Trabzon İl Başkanlığı’nda basın açıklamasında bulundu. Pekşen’den önce söz alan CHP Trabzon İl Başkanı Turgay Güngör, Trabzon’daki imarı dile getirerek AKP’li belediye başkanlarını eleştirdi. 
Sürmene Çamburnu’nda olup bitenleri hep birlikte yaşıyoruz diyen Başkan Turgay Güngör, “Buraların ne hale geldiğini görüyoruz, yapılan binalar ortada. Buna bir çözüm bulmak zorundayız. Bununla ilgili direnip mücadele etmek. Vekilimiz tarafından Sürmene Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu değişik yorumlanıyor. Değişik şekilde sanki yanlış yapılmış gibi algılanıyor bunu şiddetle kınıyorum.”
TRABZON’DA YEŞİLE BİR DÜŞMANLIK VAR
Güngör, “Trabzon’a bakıyoruz güzelim Boztepe’de çok güzel top sahası vardı. Beton yığınına döndü, tümüyle betonlaştı ve Boztepe’nin silueti de bozuldu. Yomra’daki imar yolsuzluğu, Beşikdüzü’nde olup bitenler her şey ortada. Yani Trabzon’da neredeyse yeşile bir düşmanlık var. İnsana, insan yaşamını kolaylaştıracak her şeye karşı bir düşmanlık var. Yaylalar beton yığınına döndü bunlarla ilgili en ufak önlem alınmadı” dedi.
SORUNLARI SÖYLEYİNCE BİZE SALDIRIYORLAR
Trabzon önceleri siyasi parti ayrımı gözetmeksizin tüm belediye başkanları için söylüyorum diyen Turgay Güngör, “ Türkiye’nin en temiz ve en güzel kentlerinden biriydi. Son zamanlarda bakıyoruz Trabzon’da yeşilin bittiği gibi temizlik te bitti. Her taraf pislik içinde, çöp zamanında alınmıyor, büyük bir sıkıntı Yeşili ve doğasıyla övündüğümüz kent ne hale geldi. Bunları önlemek bunları çözmek yerine bu sorunları söyleyince bize saldırmayı adet haline getirdiler” diye konuştu. 
 Güngör, “Yol kenarları otopark, insanlar yürüyemiyor, araçlar yollardan geçemiyor. Trabzon kenti tümüyle bir otopark haline geldi. Kentsel dönüşümler yürümüyor. 12 yıl oldu Çömlekçi’deki  kentsel dönüşüm yürümüyor, her dönem seçim malzemesi olarak kullanılıyor. Zağnos Vadisi hala sahile kadar inemedi, yıllar geçti. Bu süreci anlatmak bizim görevimiz. ‘Bunları sürekli söylüyorsunuz’ diyorlar. Yapılmadığı sürece sürekli söyleyeceğiz. 
MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ
Güngö, “Büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan bir kararla, daha önce Öğretmenevi otoparkı olan yer Tanjant Cumhuriyet Mahallesi’ndeki otopark önceleri 750 araçlık katlı otopark olarak planlandı, plana işlendi ve billboardlarda buranın katlı otopark olarak yapılacağı söylendi. Ancak ne oldu sonra? Bu proje ihale aşamasına geldiğinde 750 araçlık katlı otoparkın bir bölümüne AVM eklendi. AVM eklenince otopark sayısı 310’a indi. Ülkeyi yönetemedikleri gibi bu kenti yönetemiyorlar. Bunlarla ilgili mücadelemizi sürdüreceğiz.”
 
NEYE EL ATTIYSAK SONUÇTA İDDİALARIMIZIN TAMAMI DOĞRU ÇIKTI
Doğru siyaset toplumda er yada geç karşılık buluyor diyen CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Karadeniz ve özellikle Trabzon’da yürütmüş olduğumuz siyasette ne kadar doğru söylediğimiz artık kamuoyunda takdirle karşılandığını belirtti. Pekşen, “Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Örgütü hangi konuya el attıysa yüzde yüz isabet sağlamıştır. Yanıldığımız, hatalı değerlendirdiğimiz, aldatıldığımız hiçbir konu olmadı. Neye el attıysak sonuçta iddialarımızın tamamı doğru çıktı” diye konuştu.    
TAVRIMIZ YURTTAŞTAN YAYLACIDAN YANADIR
Pekşen, daha önce mecliste yasa değişikliğine dikkat çekerek ‘Önümüzdeki dönem en önemli Karadeniz’deki yaşanacak sorunlardan birisi Karadeniz yaylalarını Karadenizlilerin elinden almak projesi olarak’ demiştim sözlerini hatırlatarak, “O günlerde bize ‘bunlar doğru değildir, bunlar gerçek değildir’ diye saldırıyorlardı. Ama bugün sayın İçişleri Bakanı dahil bir çok kişi durumun vahamiyetinin farkında. Şimdi burada Cumhuriyet Halk Partisi’nin tavrı yurttaştan ve yaylacılardan yanadır” dedi. 
MÜSAADE ETMEYİZ
Bizim gönlümüzdeki arslan yaylacıdır diyen Haluk Pekşen, “O yaylada hayvancılık yapan, yaylada üreten, üretime katkı sağlayan Karadeniz’in kültürünü yaşatan, geleneklerini yaşatan her kim yaylacı varsa biz onun yanındayız, onun kılına zarar gelmesine engel oluruz, göz yummayız. Evini de yapacak biz de o yayladaki yapacağı yaylacılığa ilişkin her türlü faaliyeti de yasalar çerçevesinde elimizin geldiğince destek olacağız.”
 
BİZ YAYLADAKİ AKP DESTEKLİ YAĞMACILARA KARŞI ÇIKIYORUZ
Bizim karşı çıkacağımız bir tek konu vardır o da yağmacılardır diyen Haluk Pekşen, “Yaylada veya sahilde hiç fark etmez. AKP’nin arkasında durduğu yağmacılardır, bizim sahip çıktığımız yaylacılardır. Bugünlerde yaylalarda yıkım kararları aldığınızda baktığınızda bunun da bir mantığı yok. Niçin yıktıklarıyla, niçin yakmadıkları arasında ayrımı bir türlü anlayamıyoruz. Birini yıkıyorlar, ötekini yıkmıyorlar. Yıkmayan hangi yasadan kudret alıyor veya hangi abi arkasında var. Yıkılanın garibanın kabahati nedir? Tarihlendirmedeki sebep ne? Hangi yasa bu tarihlendirmelere olanak verdi? Bunu neye göre belirliyorlar?” diye sordu. 
 
YAYLACI YURTTAŞLARA BULAŞMAYIN
Bütün bunlar toplumun vicdanını sızlatmaya başlattığını belirten Haluk Pekşen, “Yaylalardaki yaylacı yurttaşlarımızın mütevazı yaylacılık gelenekleri ile 600 yıldır devam eden gelenekleri ile yapmış oldukları evlere dokunmayın. Bunlar onların analarının ak sütü gibi helal, kendi gayretleri, kendi bütçeleri ile yaptıkları yerlerdir. Onlara lütfen bulaşmayın. Yıkacaklarınız varsa önce Yomra’dan başlayın sonra Trabzon’un şehir merkezine gelin ondan Sürmene’ye gidin hatta o belediye başkanına selam söyleyin onun Sürmene’nin dağındaki o yaptığı kaçak villadan başlayın. Yıkmak istedikleriniz kaçak yapılar ise yağma yapıları ise hiç itirazımız olmaz yanınızdayız. Ama yaylacının, yurttaşın, vatandaşın binlerce yıldır bu topraklarda yerleşik olan bir geleneği olan yayla evine el uzatırsanız bilin ki Cumhuriyet Halk Partisi örgütü olarak mücadeleye direnmeye devam edeceğiz. “
FINDIK ÖRNEĞİ VERDİ
Bu direnme karşısında sonuç alırız diyen Haluk Pekşen, ‘Fındık için Adalet Yürüyüşü’nü örneğini vererek, “3 ay önce fındık konusuna el attık. Fındıkta kurulan senaryoyu, kumpası Türkiye gündemine taşıdık. Sonrasında genel merkezimizin verdiği destekle Türkiye’nin gündemine oturdu. Bugün Gıda ve Tarım Bakanlığı’nın dayattığı alım politikaları, fiyat uygulamaları bir baktık ki tamamında hepsi geri çekildi. Ürününü satamayan, ne zaman satacağını bilmeyen, kaç para satacağını bilmeyen vatandaş yerine şimdi gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’nin mücadelesi sayesinde ürününü kaç paraya satacağını, hangi kalitede olursa neye satacağını bilen, koşullarını da kendisinin vakıf olduğu bir zaman sürecine geçildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin toplumdaki saygınlığının nedeni de budur. Vatandaşın bir sorunu varsa doğru analiz yapılıp doğru da çözüm üretiliyorsa işte  o zaman vatandaş dönüyor Cumhuriyet Halk Partisi’ne teşekkür ediyor. “
YAYLALARDA YANDAŞ YAĞMALAMAYA İZİN VERMEYİZ
Yayladaki yıkımlar için hükümete seslenen Haluk Pekşen, “Yaylalardaki yıkıma, toplumun vicdanını sızlatacak şekilde devam etmeyin. Bu tarihlendirmeler doğru değil. Yaylalarda yaylacıların evlerine dokunmayın. Ne zaman yaparsa yapsın. Onlara bir standart proje gösterin. Evlerini hangi standartlarda, nasıl yapacaklarını gösterin. Devlet bir sürü mimar çalıştırıyor. Bölgenin mimari ve yaylacılık yapısı göz önünde bulundurularak onların yaylacılık yapma mantığında olanlar bu amaçta olanlara devlet katkı sağlasın hatta evlerini yapmaya katkı sağlasın hatta onlara kredi de versin. Hiçbir itirazımız olmaz tam tersine destek oluruz. Ama yandaş yağlamasına, betonlaşmaya, yaylaları gasp etmeye izin vermeyeceğimizi bilmeliler” diye konuştu. 
 
UZUNGÖL’DE ESER ORTADA. SÜMELA VADİSİ’Nİ NE HALE GETİRDİKLERİNİ GÖRDÜK. ALTINDERE, KEPAZE DEREYE DÖNDÜ SAYELERİNDE
3 yaylada yapılması gölete dikkat çeken Haluk Pekşen, “Göletin yapılmasına karşı değiliz. Devlet kendi bölgesel coğrafyasına uygun olarak, planlama esasları olarak bu kararı alabilir. Ancak karar alınacaksa önce bilime, yani o konuda Karadeniz Teknik Üniversitesi yetkin bir üniversitemiz var. Üniversitemizin görüşlerine başvursunlar bu göletlerin gerçekten doğaya, çevreye, mimariye zarar verip vermeyeceği, gerçekten o göletlerin bulundukları coğrafyada katkı sağlayıp, sağlamayacağı önce bilim insanları karar versin. Ondan sonra projeler toplumun önüne konulsun, halk bu projeleri tartışsın. Gerçekten böyle bir projeyi halk istiyor mu, İstemiyor mu? Görelim. Uzungöl’de eser ortada. Sümela Vadisi’ni ne hale getirdiklerini gördük. Altındere, kepaze dereye döndü sayelerinde” dedi. 
VATANDAŞIN ARAZİSİ GASP EDİLİYOR
Kanuni Bulvarı için 18 uygulamasına da değinen Haluk Pekşen, “Bir devlet vatandaşına film, fırıldak yapmaz. Kamulaştırma parası ödememek için devlet film fırıldaklık yapıyor, kanuna karşı gelerek. Bu hangi vicdana sığar. Komünist sistemde ancak buna rastlanabilir, vatandaşın gayrimenkulünü arazisini gasp etmek. Mülkiyet hakkı anayasal bir haktır. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinde mülkiyet hakkı insan hakları olarak temel haklardan sayılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, mülkiyet hakkına bedelsiz hakkına tazminata bağlamıştır. Siz Trabzon’da yol yapacağım diye, vatandaşlara siyasi nutuklar atıyorsunuz bir sürü palavra söylüyorsunuz şimdi vatandaşın arazisini, gayrimenkulünü gasp ediyorsunuz. 
 
TAM BİR KUMPAS, TAM BİR ENTRİKA İKTİDARI
 
Devlet hile yapar mı? Evet yapıyor! Balyoz Davası’nda sahte belgelerle, ordusuna kumpas kuranlar aynı mantık, aynı kafa değil mi? Ordusuna, bürokratına, yargısına kumpas kuracak, bu kumpas kurulurken bakan vatandaşlar şimdi sıra kendilerine geldiğini farkına varsın. Tam bir kumpas, tam bir entrika iktidarı. 3 kuruş vatandaş para alacak o parayı ödememek için kanunu değiştiriyor, kanun hükmünde kararname getiriyor. Sonra vatandaşın arazisine ’18 uygulaması yapıyorum’ diyerek aldım yol yaptım. E vicdan. Adalet vicdandır. Onun için sürekli adalet diyoruz. Vicdan yoksa gerisi boş. Karadeniz bölgesinde bir örneğine buna rastlamak mümkün değil.  
 
GÜNEY ÇEVRE YOLU’NU BİZ YAPACAĞIZ
Yıllardır ısrarla söyledik. Akçaabat, Yıldızlı bu bölge çok ciddi sıkıştı bu bölgedeki sıkışma aslında Boztepe’ye şimdi de Yomra’ya kadar  büyük bir patlamaya sebep oldu. Halbuki hepimiz söylüyoruz. Akçaabat’ın girişinden, Arsin’in çıkışına Güney Çevre Yolu’nu yapın şehir içeriye doğru  imar planları geliştirilsin içeriye açılma fırsatını bulsun. O ihale iptal edildi yerine yenisi üretilmedi şimdi sahilde büyük bir betonlaşma, büyük bir çirkin yapılaşmaya kent mahkum oldu. Şimdi efendim çözüm ‘Güney Çevre Yolu’nun yapılması’ 15 yıl geçti aradan. Evet Güney Çevre Yolu’nun yapılmasıdır. Ama unu Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı ile 2019’dan sonra biz yapacağız” diye konuştu. 
Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner317

banner11