Türk Eğitim-Sen'den Basın Açıklaması

Türk Eğitim-Sen'den Basın Açıklaması
15 Temmuz sonrasında yapılan düzenleme ile sözleşmeli ve mülakatlı öğretmen alımı getirilmiş, sendikamız da en baştan beri bu alımlara karşı çıkmış hatta konuyu yargıya taşımıştı. Hükümet sadece öğretmen alımlarında değil, gerek yönetici atamalarında gerekse memur alımlarında da mülakat getirmişti. Sendikamız yönetici atamalarını da yargıya taşımış, çoğu atama yargıdan dönmüştür. Türk Eğitim-Sen olarak mülakatta yaşanan haksızlıkları kamuoyuna en yüksek perdeden duyurmuştuk.
 
Son olarak yazılı sınav puanını görmezden gelip, sadece sözlü sınav puanına göre yapılan 1709 şube müdürlüğü atamasında Danıştay İDDK, MEB’in itirazını reddetti. Şimdi herkes MEB’in sadece sözlü sınav puanına dayalı olarak yaptığı 1709 şube müdürlüğü atamasını iptal etmesini beklemektedir.
 
Mülakatın olduğu her alanda haksızlıkların yaşandığı su götürmez bir gerçektir. Öğretmen alımlarına getirilen mülakatta yaşananlar hepimizin hafızasındadır. İyi niyetle yapılsa dahi mülakatın adil sonuçlar doğurmadığı, KPSS’de yüksek puan alanlara sözlü sınavda düşük puanlar verildiği ya da KPSS’de düşük puan alanlara sözlü sınavda yüksek puanlar verildiği, aynı KPSS puanına sahip iki kişiye farklı sözlü puanları verildiği, hatta ilk girdiği sözlü sınavda yüksek puan alan bir adaya, ikinci girdiği sözlü sınavda düşük puan verildiği görülmüştür.
 
Herhangi bir yöntemle gerek öğretmen, gerekse memur ve yönetici atamada adil bir mülakat yapılacağına inanıyor musunuz?” sorusunun sorulduğu bir anket uygulaması yaptık. Kamuoyuna açık olan ankete her kesimden 7.019 vatandaşımız katıldı. Buna göre ankete katılanların yüzde 94’ü “hayır” cevabı verirken, sadece yüzde 6’sı “evet” cevabı verdi.
 
Anket her şeyi ortaya koyarken, ilimizde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Okul ve kurumlara yönetici ataması ile ilgili mülakat 3 Temmuz itibari ile başlamış ve halen devam etmektedir. Milli Eğitim Müdürlüğünce oluşturulan mülakat komisyonlarına güven duyulmadığı açıktır. Zira boş bulunan kontenjanlara, mülakat için gerekli olan üç katı başvuru yapılmamıştır. Bu da eğitim camiasının mülakat ve mülakat komisyonlarına bakışını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
 
Eğitimciler bu nokta da haklıdırlar. Zira henüz mülakatlar başlamadan kimlerin nereye yönetici atanacağına dair bilgiler alanda dolaşmaya başlamıştır. Listelerin önceden hazırlandığı açık ve ortadadır. Pek çok okula yönetici olarak atanacak kişilerin ismi bellidir. Zira geçmiş tecrübelerimiz de bunu doğrulamaktadır. Bu kabul edilemez bir durumdur. Adeta sözlü mülakat adı altında bir oyun oynanmaktadır. Bu oyun da, eğitimcilerin onur, haysiyet ve şerefiyle oynanmaktadır.
 
Yöneticilerin seçilmesinde kariyer ve liyakat esas alınmamakta, onun yerine benim sendikam, bizim partili kriterleri esas alınmaktadır. 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünü yaşayanların, halen daha adam kayırmacı yöntemlerle yoluna devam etme çabası anlaşılabilir değildir. Namlunun önünde birlikte olanların mesele, makam mevki olunca nasıl ötekileştirildiği açıkça ortadadır. Birileri kral çıplak demelidir. Biz diyoruz. Birileri de bunu görmek zorundadır.
 
Türk Eğitim-Sen olarak mülakata karşıyız. Listeler kim ya da kimler tarafından hazırlanırsa hazırlansın karşıyız. Eğitimcinin onur ve haysiyetini ayaklar altına alan, kamuda ötekileştirme ve ayrımcılığa sebep olan, adalet anlayışını kökten yok eden ve kul hakkı yiyen bu anlayışı hiçbir zaman tasvip etmedik etmeyeceğiz de!
 
Nesnel verilerle ölçemeyeceğiniz yöntemler doğru sonuç doğurmayacağı gibi, başarıyı, verimi de olumlu yönde etkilemeyecektir. (Bu manada Trabzon’daki TEOG başarısının, görevden haksız yere alınan yöneticilerin başarısı olduğu gerçeğini de görmeliyiz.) Bu nedenle yanlışta diretmenin bir anlamı yoktur. Zararın neresinden dönülürse kardır. MEB daha fazla uzatmadan mülakatı mutlaka kaldırmalıdır. Bu öğretmen alımları için de, yönetici atamaları için de, şube müdürlüğü atamaları için de geçerlidir.
 
Trabzon’daki yöneticileri de göreve çağırıyoruz; devlete olan güveni sarsacak, adalet duygusunu yok edecek, eğitimcinin onur, haysiyet ve şerefini yerle bir edecek, kariyer ve liyakatı esas almayan, kul hakkının yenilmesine vesile olan bu mülakatları derhal durdurun. Hazırlanmış listeleri onay mercii durumuna düşmeyin. Adil, şeffaf, kariyer, liyakat ve devlete sadakati esas alan, iradesini başkalarına (Kime olursa olsun) kiraya vermeyenlerin seçilebileceği ve herkesin eşit yarışabileceği bir sistem geliştirilmeli ve yönetici atamaları buna göre yapılmalıdır.
 
Türk Eğitim-Sen olarak yukarıda izah ettiğimiz hususların takipçisi olacağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner317

banner11