Genç: Anayasa değişikliğiyle ilgili algı operasyonu yapılıyor

Genç: Anayasa değişikliğiyle ilgili algı operasyonu yapılıyor

Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, düzenlediği basın toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan'ın Hollanda'da konuşturulmamasına ve maruz kaldığı ayrımcılığa tepki göstererek konuyla ilgili Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'nun 'ithal mağduriyet yaratılıyor' sözlerini de kınadı.

Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, basın mensuplarıyla bir araya geldi. 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliğiyle ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Genç, oluşturulmak istenen algının tersine oylanacak cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde cumhuriyet rejimine ve demokratik değerlere asla zarar gelmeyeceğine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin parlamenter sistemden daha demokratik bir sistem olduğunu dile getiren Genç, bu sistemde seçimlerin yapılacağını, siyasi partilerin var olacağını ve vatandaşların temel hak ve hürriyetlerinin anayasal güvence altına alındığını belirterek, "16 Nisan referandumunda şu anda yönetilmekte olduğumuz parlamenter sistem yerine cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi gelecek. Kamuoyunda cumhuriyet rejimi değiştiriliyor diye çeşitli algılar oluşturulmak istemiyor. Bir defa cumhuriyet rejimini değiştirmek söz konusu değil. Türkiye demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olmaya devam edecek. Devletimizin şekli cumhuriyet olmakla birlikte, 1950'li yıllardan itibaren seçimlerle birlikte demokratik cumhuriyet şekline dönüşmüştür.  Ve kesintiler de olsa devam etmiştir. Bu demokratik cumhuriyet şekli de parlamenter sistemle birlikte devam etmiştir. Parlamenter sistem demokratik bir yönetim sistemidir. Ancak 16 Nisan'da gelecek sistemde demokratik bir sistemdir. Demokratik sisteminin olması için üç ayak vardır. Bunlardan bir tanesi serbest seçimler olması, çok partili siyasi hayatın olması, bir diğeri de vatandaşın temel hak ve hürriyetlerinin anayasal teminat altına alınmasıdır. 16 Nisan'dan sonra geçeğimizi yönetim sistemi kesinlikle demokratik bir yönetim sistemidir. Güçler birbirinden ayrı olmaya devam edecek. Yasama, yürütmeyi biz seçeceğiz. Ve yargıyı bizim seçtiklerimiz seçecek. Yine seçimle işbaşına gelinen ve seçimle gelinen bir sistem olacak. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle temel esaslarına bir halel gelmeyecek." dedi.  

NEDEN İHTİYAÇ DUYULDUĞUNU ANLATTI

Başkan Genç neden bu zamanda böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyulduğunu da şu sözlerle anlattı:  Şu anda koalisyon yok. Ülkeyi tek başına yönetiyoruz. Bütün seçimlerde tek başına iktidar görevi verilmiş. Maalesef demokratik hayata geçtiğimiz günden itibaren bu sistem milli iradeyi tam olarak koruyamamıştır. Tarihi sürece baktığımızda milli irade tecilli etmiştir ama buna darbelerle sürekli müdahale edilmiştir. 1960 yılında başbakan ve bakanlar hukuk kılıfı altında asıldı. 1970'te yine milli irade kesintiye uğradı. Milli irade, devletin içinde kapalı bir alanda bulunan, adına bürokrasi, derin yapı, askeri yapı diyelim, bu güçler tarafından sürekli kesintiye uğratıldı. 1980'de meclisimiz 124 kez toplandı ama cumhurbaşkanı seçemedi. 1997 ve 2007'de de milli iradeye müdahale oldu. Bunun finali 15 Temmuz'da olmuştur. Bütün bunların en temel sebebi milli iradenin hükümet edilmesine rağmen, bunu koruyamamasıdır. Devletin içine sızmış ihanet şebekesi,  15 Temmuz'da milli iradeyi devirmek istedi. Parlamenter sistemin koruyamadığı iradeyi, millet aslını ortaya koyarak kendi iradesini korumuştur. Cesur bir liderlik örneği koyan Cumhurbaşkanının sayesinde bu süreci atlattık. Yoksa bu yürüyüşümüz kesintiye uğrayacaktı. Şu anda Türkiye milli bir mücadele yapıyor. Dolayısıyla 15 Temmuz hadisesi, millet iradesini koruyamayan parlamenter sistem yerine, millet iradesini sürekli koruyacak başkanlık sistemini ihtiyacını bir kez daha ortaya koymuştur. Milli iradenin devletin organlarına tecelli edeceği bir yapıyı ortaya koyacağız. Bir hadise olduğu zaman hep arkasında derin devlet varız deriz. Parlamenter sistemde olmamıza rağmen devletin içindeki derin alan bu yapıya dokundurtmamıştır. Siz köprü, baraj, yol yaparsınız ama şu temel alanlara dokunamazsınız. Menderes, Özal, bu alana dokundu ama ikisi gitti. Devletin bütün mekanizmasına hakim olmak için bu sistem yeterli değildir. Başkanlık sistemiyle devlet bütün bürokrasiye hakim olacaktır. Bunu bir hukukçu kimliğimle, inanarak ve samimiyetle söylüyorum.

7 HAZİRAN'I ÖRNEK GÖSTERDİ

7 Haziran seçimlerinde milletimiz tek başına hükümet kurma görevini vermedi. Ne oldu ondan sonra hükümet kurma çalışmaları devam ederken, 18-20 Temmuz arasında önemli hadiseler meydana geldi. DHKPC, PKK ve DEAŞ dediğimiz terör örgütleri eş zamanlı olarak bir hafta içerisinde teröre girişti. Neden eş zamanlı peki, çünkü istikrar yoktu. Hükümet kurulamadığı bir dönemdi. Bu yeni değişiklikle hükümet kurulamama diye bir durum söz konusu olmayacak. Sürekli istikrarlı bir hükümet olacak. Tarihe baktığımızda da sürekli giden bir hükümet olmadığı için ağır aksak gidiyorduk. 94 yılda 65 hükümet kuruldu. Her bir buçuk yılda bir hükümet değişmiştir. Yani her bir buçuk bir yılda durup, yeniden hareket etmişiz. Almanya gibi ülkeler 2. dünya savaşında yerle yeksan olup bizi geçmedi mi? Yeni gelecek sistemde bu olmayacak. Şu anda biz sadece meclisi seçiyoruz. O milletvekillerinden hükümet çıkıyor. Yeni sistemde iki şeyi seçiyoruz. Doğrudan hükümeti, yine o hükümeti  yönetecek olan yasaları düzenleyecek meclisi seçiyoruz, yargı sistemini de kendi irademizle seçtiklerimiz seçiyor. Bundan daha demokratik bir sistem olabilir mi? Bu üç güç tek kişide birleşmiyor. Yani tek adamlık diye bir şey yok. Yasama bizim tarafımızdan seçilecek. Yürütmedeki çift başlılık ortadan kalkacak. Cumhurbaşkanı ve başbakan şu anda seçimle geliyor. İkisinin de ülkeyi yönetmesi durumu ortadan kalkacak. Yürütmedeki çift başlılığın önü kesilecek. Bu çift başlılık istikrarsızlık oluşturmadı. Özal-Yılmaz, Çiller-Demirel, Ecevit-Sezer arasında çift başlılık yaşanmadı mı? Bu çift başlılık zaten başlı başına istikrarsızlıktır. Bu sistemin en büyük kazanımı da arabamız hiç durmadan yola devam edilecektir. Tek başına iktidar olan dönemlerde % 4 büyümüştür. Koalisyonlar da ise eksi büyümüştür. Şu anda biz parti genel başkanına oy veriyoruz. Ve meclis oluşturuluyor. Hiç kimse A,B,C isimlerini milletvekili seçeceğim diye sandığa gitmiyor, A partisine vereceğim diye gidiyor. Bununu akabinde siyasi partiler kanunu ile seçim kanuna değişiklik olacaktır. İnşallah bu sistem ile Türkiye emin adımlarla yoluna devam edecektir. 16 Nisan'ın yeni bir sıçrama noktası olmasını diliyorum."

HOLLANDA'YA TEPKİ GÖSTERDİ

Başkan Genç, konuşmasında yurtdışında ve özellikle de Hollanda'da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan'ın uğradığı haksızlığa tepki göstererek, "Son bir kaç günde anayasa değişikliğini yurtdışındaki vatandaşlarımıza anlatmak amacıyla diplomatik dokunulmazlıkları olan bakanlarımıza yapılanları hayretle ve ibretle izliyoruz. Bize, demokrasi ve medeniyet  beşiği diye anlatılan Avrupa'nın geldiği noktaya bakın. Son yaşanan süreçte bırakın propaganda özgürlüğünü, Türk toprağı sayılan konsolosluğa bakanımız sokulmuyor. Artık medeniyet diye tanıttırılan Avrupa'nın ne durumda olduğunu gördük. Gerçek medeniyet biziz. Yeryüzünde tarih yapan ve yazan bir milletiz. Üç milyon Suriyeliyi Müslüman oldukları için değil, önce insan oldukları kucak açtık. Bu nedenle o medeniyet biziz. Atatürk bize muasır medeniyet diyor, yanı asra uygun olan. Batı medeniyeti demiyor. Asra uygun olan medeniyeti biz icra ediyoruz. Hakkı, hakikati, yaşama hakkını, insan onurunu biz savunuyoruz. Avrupa gerçek yüzünü gösterdi. Ama ne yaparsa yapsınlar ters tepiyor." diye konuştu.  

FEYZİOĞLU'NU KINADI

Konuşmasının son bölümünde gazetecilerin sorularını cevaplayan Başkan Genç, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun Hollanda'da konuşturulmayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan ile 'Bundan ancak ithal mağduriyet çıkar' demesine tepki gösterdi. Baroların anayasa değişikliğiyle ilgili toplantılar düzenlemesinin normal olduğunu belirten Başkan Genç, kurumsal yapıların siyasete alet edilmesine karşı çıktıklarını kaydederek, "Şu nedenle karşı çıktık. Bu değişiklik eleştirilebilir, buna itiraz edemeyiz. Ancak saygı duyarız. Fakat bir Barolar Birliği Başkanının Hollanda'nın yaptığıyla ilgili 'ancak bundan ithal mağduriyet çıkar' sözlerini asla kabul etmiyorum. Bu gayri milli bir söylem olabilir. AK Partiyi, eleştirebilirsiniz, ama bir bakan için bu bir ithal mağduriyetidir denmesini kabul edemeyiz. Siyasi değerlendirmem itibarıyla bunu kınıyorum." sözlerine yer verdi.  

Anayasa değişikliğiyle ilgili bir gazetecinin HSK ve Anayasa Mahkemesi'ne başkanın üye seçmesiyle ilgili soruya Başkan Genç, bu konuda mevcut anayasadaki hükmün aynen korunduğunu bunun yanında meclisin de sürece katıldığın belirterek, "Yasama, yürütme ayrı olacak, yargı bağımsızlığının yanına tarafsızlığı da eklendi. Mevcut sistemde cumhurbaşkanı HSYK'ya 4 üye seçiyor. Oluşacak HSK'ya yine seçmeye devam edecek. Kalan 7 üyeyi meclis seçecek.

Başkan Genç, Türkiye'nin eyaletlere bölüneceğiyle ilgili soruya ise, "Yeni sisteme Türk tipi denmesinin nedeni bu. ABD'deki gibi bir eyalet sistemi bizde olmayacak. Üniter yapı kesinlikle korunacak. Bu konuda tereddüt yok. Eyalet sistemi bize uymaz. Yoksa ülke bölünür." sözleriyle cevap verdi.

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
banner342

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner332

banner317

banner333

banner11