Geleceğimiz, Tarım Arazilerimiz Yağmalanıyor

Geleceğimiz, Tarım Arazilerimiz Yağmalanıyor
Bizler kamu yarına çalışan odalar ve dernekler olarak çalışma alanlarımız arasında toplumu bilgilendirme görevimiz mevcut. Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası olarak bu görevimizi yerine getirmek için üzerimize düşen kamu yararına ne sorumluluk varsa yerine getirdik, bundan sonrada mesleğimizin sorumluluk alanında olan konularla ilgili toplum yarına olan konularda bilgilendirme görevimize devam edeceğiz. Kamu oyunun bilmesini istediğimiz bizlerin hiçbir kurum ve kuruluşla ilgili özel bir ön yargımız olmadı, olamaz. Amacımız sadece toplumu aydınlatma ve bilinçlendirme görevimizi yerine getirmektir.
 
ANAYASAMIZIN 10.Maddesi“Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” hükmünden hareketle yapılan uygulamalarda bu hükme aykırı uygulamalar yapılmaması gerekmektedir.
 
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Kısaca kanunlar kişiye göre değişmez. Benim çok söyleyecek sözüm yok. Sadece kamuoyuna bu uygulama ile ilgili Kanunların ilgili maddelerini bizzat sizlerin yorumuna sunmak isterim. Çok söze gerek takdir kamuoyunundur.
 
a) İlimizin hemen hemen her köşesinde tarım arazilerinin tahribatı devam etmektedir. Oysa 2005 yılında çıkan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 21. Maddesinin a. Fıkrasında “Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılmış ve çalışmalar devam ediyorsa; valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez.”
 
“Arazi kullanım plânlarında, tarımsal amaçlı kullanım için ayrılmış arazilerde, izinsiz yapılan bütün yapılar yıkılır ve temizlenir. Arazinin yeniden eski haline gelmesi için yapılan masraflar sorumlulardan tahsil edilir.”
 
Aynı zamanda 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen 8-c maddesine göre ”Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanmak üzere planlanamaz.”
 
Bu nedenle ilimizde mevcut olan Toprak Koruma Kurulu imara açılacak ve değişik amaçlı kullanımı talep edilen yerleri inceleyerek, olumlu ya da olumsuz görüş belirtir. Tarım alanlarında yapılacak uygulamaların bu kurullarda görüşülüp karara bağlanması gerekir. Aksi durumda yapılan bütün uygulamalar kamu vicdanını rahatsız ediyor ve etmeye devam edecektir.
 
Bütün bunlar Anayasamızda ve Kanunlarımızda mevcut ise kanunları uygulaması gereken kurumlar bu tahribatı belirleyip bahse konu Kanunları uygulaması gerekmez mi! Kanunlar kişiye göre uygulanacaksa, aynı bölgedeki villa olmayan daha Küçük yapıları santimetre hassasiyetine kadar ölçüp encümen kararı ile ceza yazan kurumlar, onlarca kaçak villayı nasıl tespit edemediler. Kurumların görev tanımları içerisinde yapılan yanlış uygulamaları engellesi asli görevleridir.
 
Kamu oyuna soruyorum; vatandaşın kendi tarım arazisinde bağ evi (Taban alanı 752,toplam alanı 150m2) yapmak için Toprak Koruma Kurulundan izin alması gerekirken,villa ve daha büyük katlı yapılar için izine gerek duymuyorlar mı?
 
Aynı zamanda ilimizde yoğun bir şekilde dolgularla birlikte arazi tahribatları mevcuttur. Tarım arazilerine kaçak olarak dökülen topraklar ve tahribatlar kanunlara aykırıdır. Kanunsuz yapılan kaçak yapılar ve arazi tahribatlarına halkımızın duyarlı olması,bu tür uygulamaların kamu kurumlarına iletilmesi için destek bekliyoruz.
 
Ziraat Mühendisleri Odası olarak bizler yapılan ve yapılacak olan kamu vicdanını rahatsız edecek yanlış uygulamaların sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilmesini isterim. Kamu oyununda toplum yararına olan konularda bizlere destek vermesi bizleri daha güçlü kılacaktır.
Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner317

banner11