Cezaevleri, Af ve Hükümlü Aileleri

Cezaevleri, Af ve Hükümlü Aileleri

Mahkum veya hükümlü aileleri "Af var mı" diye soruyor. "Sevdiklerimize ne zaman kavuşacağız?" diyorlar. "Cezalarda veya infaz yasasında bir indirim olacak mı? Referandum da veya sonrasında af çıkar mı? Bir indirim olur mu?" diye soruyor ve büyük bir beklenti içinde olduklarını söylüyorlar.

Cezaevlerinde ıslah olmuş, veya ıslah olduğu kanaati hasıl olmuş mahkumlara bir indirim veya salıverilmesi yönünde bir düzenleme yapılması toplumsal barışın pekişmesinde tam yerinde bir karar olacaktır.

Ceza ve ceza evi… Yani yasalara göre suç kabul edilen cürümler işlendiğinde insanlar cezaevine koyulur. Ceza, genel anlamıyla suçun karşılığı olan bir yaptırımdır. Ceza, Arapça kökenlidir. Yapılan kötü bir eylemin karşılığı olarak kullanılır.

Cezanın özel bir amacı olmadığı belirtilmekledir. Cezanın kendisi amaç olduğu savunulur. Adalet, suçlunun yaptığı kötülüğün karşılığıdır. Ceza, adaletin bir gereği olarak mutlak suretle uygulanır.

Farklı bir görüşe göre, cezanın amacı suçlunun ıslah edilmesidir. Tekrar suç işlemekten caydırılması olayıdır. Ceza, kişinin ıslahına yöneliktir.

Genel olarak cezanın amacı, cezanın korkutucu etkisidir. toplumdaki potansiyel suçluların suç işlemesini önlemektir. Toplumda, henüz suç işlememiş şahıslara ibret olmasıdır. suç işlemekten caydırılmasıdır.

Ancak, toplumumuzda suçu teşvik eden o kadar çok tetikleyici unsur var ki, bu unsurların ortadan kaldırılması doğru bir sistemle olmaktadır. Bu doğru sistemi devlet oluşturmadığı, toplum kabul etmediği veya bu sisteme toplum uymadığı müddetçe, cezalar ve mağduriyetler olmak zorundadır. Sistem ne kadar çarpıksa suçlu oranları o kadar yüksek olacaktır. Bunun böyle olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Cezaevleri, Özellikle Çocuk suçluların uğrak yeri oldu. Ruhsal, zihinsel, fiziksel hiçbir yönden henüz gelişmemiş olan çocuklar, ne rollerini nede görevlerini bilmektedir. Ergenlik çağındaki çocuklar suça meyillidir. Burada çevre faktörünün önemi büyüktür. Aslında, ergenlik çağında işlenen suçlar sadece Türkiye’de değil bütün dünyada en çok tartışılan konulardan birisidir. Sık sık tekrar edilen “geleceğimizin garantisi” sözüyle kıymetlendirilen gençler için ne kadar planamalar yapılabiliyor veya ne kadar onların eğitimi için çaba sarf edilebiliyor? Çok umurda gibi gösterilen hususun aslına bakıldığında “umursuz” olduğu görülüyor.

Çocukları suça iten sosyo-ekonomik ve kültürel nedenler ortaya tam manasıyla koyulmalıdır. Çocukları suça teşvik eden veya temayülünü artıran sebepler ortadan kaldırmalı veya asgari duruma getirmelidir. İşte o zaman işlenen suçlarda gözle görülmeyecek derecede düşecektir.

Maslow’un “Gereksinim Tabakalaması Teorisi”ne göre, insan aklı aldığı bilgiyi inceleme, ilişkilendirme, problem çözme, değerlendirme, düşünme, seçme gibi çeşitli bilinçli ve mantıklı işlevler yapma özelliğine sahiptir. Buna rağmen, farkında olmadığı bilinç dışı süreçlerinde etkisinde bulunabilmektedir. Bu süreç ve etkenleride içinde büyüdüğü aile ve daha sonra bulunduğu toplum belirlemektedir. Bir bireyin davranışlarını ve şahsiyetini etkileyen sebepler eskiye nazaran bugün çok daha fazladır. Dün belki bu faktörler, aile, mahalle, çevre ve okul gibi sayabiliyorduk. Ancak bu gün geldiğimiz noktada teknolojinin de hayatımıza girmesiyle birlikte bu unsurlar müthiş şekilde artmıştır.

Aslında, suç ve suçluluk nedir? Etrafdaki etkenler suçluyu nasıl etkiler? Kişiyi suç işlemeye iten sebepler nedir? Suç önlenebilir mi? veya suç işlenmesinin önüne nasıl geçilir? Cezaevleri suçlu için caydırıcı olabiliyor mu? Çocuklar cezaevlerinde ıslah olabiliyor mu? Cezaevlerine giren insanlar buralarda nelerle karşılaşıyor? Bütün bunların ciddi anlamda araştırılması ve buna göre mevcut sistem gözden geçirilmelidir. Buna Türk toplumunun şiddetle ihtiyacı vardır.

Tutuklu ve hükümlü ailelerin AF çığlıklarını duyuyoruz. Cezaevlerine atılan çocuklardan daha çok cezayı aileler çekmektedir. Yine anneleri babaları veya kocaları cezaevlerinde bulunan insanlara verilen cezanın çoğunu onlar çekmektedir. fındık kabuğunu doldurmayan meselelerden yığınlarca insan cezaevlerinde yatıyor. Mahkumlar ve hükümlü aileleri gözü hep af haberlerinde.

Cezaevleri kapasitesi artık yeterli değildir. Cezaevleri kapasitesinin üzerinde mahkumu içinde barındırıyor. Adalet Bakanlığının yakın bir zamanda infazda yaptığı küçük değişikliklerle bile binlerce insan özgürlüğüne kavuştu. Kötü mü oldu? Hayır…

Yeni bir düzenlemeye ihtiyaç var. Cezaevlerinde ıslah olmuş, veya ıslah olduğu kanaati hasıl olmuş mahkumlara bir indirim veya salıverilmesi yönünde bir düzenleme yapılması toplumsal barışın pekişmesinde tam yerinde bir karar olacaktır.

Bütün bunlar uygulanırken, askerimize, polisimize, devletimize karşı işlenmiş suçlar hariç tutulmalıdır.

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
banner342

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner332

banner317

banner333

banner11