'Bu Anayasa Milli bir Anayasa değildir'

'Bu Anayasa Milli bir Anayasa değildir'

Bu Anayasa Milli bir Anayasa değildir. Bu teklifi AKP hukukçuları hazırlamadı. Bu Anayasa onarın önüne konuldu. Cumhurbaşkanı ve AKP’liler bu Anayasa metninin içeriğini bilmiyor.

CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen Of İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasında şöyle konuştu,

“Rıza Zarrab dosyası Türkiye’nin gündemine geldiği zaman şöyle bir şey söylemiştim, televizyonlarda o kayıtlar hala duruyor, bu dava çok önemli ve asıl önemli olanın bu davanın önümüze ne zaman ve niçin konulacağıdır.  Bu davayla neyi amaçladıklarını ancak o zaman anlayabiliriz demiştim.

ABD’de Halk Bankası’nın Genel Müdür Yardımcısı dün bu dava sebebiyle gözaltına alınıp tutuklandı. Bence çok önemli bir ipucu bu. Genel Müdür Yardımcısı niçin tutuklanıyor?

Zarrab davasının gerekçesi ne? Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin İran’a yönelik ambargoyu ihlal eden uygulamalarıdır.  Yani o davada enteresan bir durum var.  Bakın davanın duruşma safhasına gelindi, davanın savcısı bütün dosyayı hazırladı, delilleri ortaya koydu ve tam yargılama aşamasına gelinecekken,  davanın başlama süreci belirlenecekken, biz bunu beklerken bir anda Türkiye’nin gündemine Anayasa teklifi geldi.

Bayram değil seyran değil böyle bir tartışma yok pat diye Anayasa teklifi Türkiye’nin gündemine geldi. Anayasa teklifi gündeme gelince ABD’de şöyle bir olay oldu. Davada yargılanacak olan 101 sanığın ismi belli oldu, mahkemeye verdiler. Biz kim olduklarını bilmiyoruz ama mahkemeye 101 sanığın ismi verilmiş.

Bu sanıklar kim, içerisinde siyasetçiler var mı?  Var tabi ki. Bürokratlar var, bankacılar var, iş adamları var. Ancak tam bu 101 sanığın ismi belirlenmişti ki bir anda sürpriz bir şekilde dava 10,5 ay sonraya, eylül ayına ertelendi. Amerikan ceza yargılamasında ilk defa oldu bu olay. O zaman anladık ki bu Anayasa teklifi milli bir Anayasa teklifi değildir. Bu Anayasa teklifi bunlar tarafından yazılmadı, bunların önüne konuldu.

Bunu televizyonlarda da söyledim Of’dan da bir kez daha söylüyorum. ‘Bu Anayasayı ben yazdım, bu benim Anayasamdır, bunun altında benim hukuk görüşüm var’ diyen tek bir AKP’li hukukçu arıyorum. Bakın bu Anayasayı gördüğüm ilk gün bu Anayasa Cumhurbaşkanı’na hazırlanmış bir tuzak demiştim.

Önceki gün ne diyor Sayın Cumhurbaşkanı ‘Anayasa da parlamentoyu fesih yetkisi yok, böyle bir yetki varsa ben istifa ederim’ diyor. Ne demiştim ben, bu Anayasa teklifini hiçbir AKP’li vekil okumadı demiştim.  Bilmiyorlar, Sayın Cumhurbaşkanı da bilmiyormuş demek ki.

Bu Anayasa teklifini Cumhurbaşkanı okumamıştır, bilmiyor demiştim. Cumhurbaşkanı’nın bu beyanı bizim öngörülerimizi teyit ediyor. Bu Anayasa teklifi Cumhurbaşkanın önüne konulmuştur.

Bu Anayasa teklifini kucaklarında buldular. Bakın bundan birkaç hafta önce Dışişleri Bakanı açıklama yaptı dedi ki ‘Menbiç boşaltılmaz ise vururuz’ dedi. Niye? Çıktım dedim ki bu ucuz bir senaryo, bu tam evet senaryosu, bu numarayı yemez bu millet dedim. Niye? Çünkü Süleyman Şah Türbesi Menbiç’ten kaçırılmıştır.  O türbenin olduğu coğrafya,  o toprak Türk toprağıdır.

Bizim toprağımızı birisi işgal ederse Türkiye Cumhuriyeti o işgale karşı gerekirse uluslararası hukuktan doğan siyah kullanmahakkını sonuna kadar kullanır. Ama adalarımızı işgal edilirse kullanamazlar tabi. Çünkü paçaları tutmuyor orda. Tabi orda topukları yağlamış arkadaşlar. Ama Menbic’te, evet rüzgarı yakalayacaklar, ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Ertesi gün ABD Menbic’e 500 asker yerleştirdi. Böylece ‘benim senaryom daha büyük sen başka bir senaryo bul’ dediler. Arkasından da Hollanda balıklama atladı. Hollanda ile biliyorsunuz yaşanan bir hikaye dizisi var. Oraya bir Bakan gönderdiler. ‘Başbakanı tanımıyorum, senden emir almam’ tartışmaları şimdi gündemde.

Anlaşılıyor ki bu tam bir senaryo. Bu günlerde aynı Dışişleri Bakanı’nın basında yer alan açıklamaları var. Avrupa ile çatışmadan sonra evetler yükselmiş. Vatan haini arıyorlar ya adres belli. Bir siyaset uğruna çirkin bir siyaset uğruna bu devletin saygınlığını, bu ülkenin egemenliğini, bu ülkenin uluslararası hukuktaki meşruiyetini bu kadar ayaklar altına alan bir Dışişleri Bakanı ülke tarihinde görülmemiştir. Bir hukuk devletinde 10 dakika sonra böyle bir Dışişleri Bakanı’nı Yüce Divan’a sevk ederler. Böyle bir sağlıksız Dışişleri Bakanı ile Türkiye siyasetin içerisine giriyor.

Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki ‘Anayasada Meclisi fesih yetkisi yok’ ben de diyorum ki Sayın Cumhurbaşkanı çok haklısınız, baştan beri benim söylediklerimin hepsi doğruymuş demek ki, siz bunu kabul ediyorsunuz. Size doğru bilgi verilmiş olsaydı o maddeyi görürdünüz. Hiç zahmet etmeyin Of’da sokakta ki markette bakkaldaki vatandaşa sorun yeni Anayasanın 166. maddesinin 2. fıkrasında o yetkiyi size verdiklerini göreceksiniz. Hatta sizin adınıza televizyona çıkan danışmanınız olan geçmişte belediye başkanlığı yapmış olan zatlardan birisi bu yetkinizi aynen şöyle ifade ediyordu, ‘Giyotin Sistemi, Cumhurbaşkanı meclisi fesih ederse kendisi içinde fesih olur’ diyordu. Adını giyotin sistemi koyuyordu.

Size demek ki danışmanlarınız hala yanlış bilgi vermeye, gerçek dışı bilgi vermeye devam ediyorlar. Bu Anayasa teklifi ile ilgili ben daha vahim daha dehşet verici bir şey söyleyeyim o zaman.  Cumhurbaşkanı, yardımcılarını 100 bin imzayla belirleyeceğinizde sizin geçmişte söylediğiniz gibi Türkiye de insanlar ırklarına göre aday belirleyecekler mi? Yardımcılarınızı Gürcülerden sorumlu yardımcı, Kürtlerden sorumlu yardımcı, Araplardan sorumlu yardımcı, Lazlardan sorumlu yardımcı, Sünnilerden sorumlu yardımcı, Alevilerden sorumlu yardımcı, Abhazalardan sorumlu yardımcı, Caferilerden sorumlu yardımcı diye ayıracak mısınız?

Onun için mi sayı yok, onun için mi Cumhurbaşkanı Yardımcılığı tanımlanmamış, onun için mi ilkokul mezunu?

Of’tan söylüyorum Oflunun kimsenin aklına ihtiyacı yoktur. Oflunun bir deyimi var ‘sokma akıl yedi adım gider’  Oflunun akla ihtiyacı yok. Akla ihtiyacı olan gelsin Oflu aklının zekatını verirse herkese fazla gelir.

Bak Oflunun çayı var değil mi? Of’un sırtına ne yüklediler, yurt dışındaki bütün inşaat hizmetlerini ağır bedel ödeyerek kaybettik. İnşaat işi yapanlar Türkiye ye geri döndü hepsini kaybettik.  Yurt dışında Oflular devasa inşaat işleri yapıyordu. Ofluların elinden Libya’da Irak’ta Mısır’da ihaleler alındı.  Alman şirketlerine Fransız şirketlerine verdiler. Nasıl turizmi Akdenizlinin elinden aldı Yunanlılara İtalyanlara verdiyse, nasıl Türkiye’deki akaryakıt sektörünü Hollandalılara teslim ettiyse, Of’da da çayın başına gelenler aynı.

Ne için Çaykur varlık yönetim şirketine teslim edildi niçin? Buradan Of’dan seslendik,  dedik ki bu THY’de büyük bir yandaş soygunu var, erken kalkan yandaş bu THY’yi soyuyor dedik. Çıt yok sonra devletin resmi belgeleri ortaya çıktı vergi dairesine verilmiş beyanname çıktı ki altı buçuk milyar, eski parayla altı buçuk katrilyon dolar zarara uğramış.

Karadeniz bölgesindeki bütün fındık üretimi kadar THY’nin parası gasp edilmi,ş yandaşlar tarafından yağmalanmış. Şimdi THY her ay büyük bir fatura ödüyor, ama ödeyecek parası yok. Ne yapıyorlar Oflunun çayının üzerinden yani Çaykur’un üzerinden Çaykurun kazandığı para ipotek gösteriliyor, Çaykur kefil gösteriliyor, Çaykurun parası elinden alınıyor.  THY’yi yağmalayan yandaşların yurtdışına  taahhüt ettikleri borçlar ödeniyor.

Böyle giderse iki sene sonra Çaykur’da THY’den daha zor bir duruma düşer. Çaykur’da borcunu ödeyemez bir hale gelir. Niçin Çaykur’un THY’yi dolandıran insanların borcu niye Oflunun sırtına yüklendi. Dolandırmak bu kadar mı rahat bu kadar mı utanmazca.

Of’un içerisine çıkın bir tane rast gele bir taksiye binin Ofluya sorun sizi kim dolandırdı diye? Bakın bir hikaye anlatacak size devlet eliyle nasıl dolandırıldığını anlatacak.  Oflu taksiciler anlatsınlar, bu her yerde var.

1 Kasım seçimlerinden önce de benzer senaryoyu düzenlemişler, ne yapmışlar? Anlaşıyorlar ver 3 milyar dolar Ege’den de göçmenleri geçirme biz Avrupa Birliği ilerleme raporunu 1 Kasım seçimleri sonrasına öteleyelim halk ta bunu öğrenemesin.

El altından anlaşmışlar bu Avrupa Birliği bu kadar, Avrupa Birliği işte bu. Utanmaz adamlar.

 Seçimlere 12 gün kala Merkel Türkiye’ye geldi destek vermek için o Avrupa birliği. Şimdi sözüm ona bunlarla kavga ediyorlar. Avrupa Birliği bunlardan ne istedi de bunlar vermediler. Libya’yı istediler devrettiler, turizmi istediler Yunanistan’a,  İtalya’ya devrettiler. İnşaat sektörünü istediler işte İtalya, Fransa, Almanya inşaat sektörünü aldılar. Akaryakıt sektörü Hollanda’ya devredildi, bankalarımızın tamamı Avrupa ülkeleri tarafından paylaşıld,ı sigorta şirketlerinin tamamı Avrupa ülkeleri tarafından paylaşıldı.  Bu ülkede hangi sektörü devretmediler? Fındığı nereye devrettiler? İtalya’ya devrettiler değimli kaç para fındık? Onun için bu Anayasa teklifi milli bir anayasa teklifi değildir, bu ülkenin milli duruşunda olan herkes bu anayasaya hayır diyor.

Bakın dün Erzurumdaydım. Erzurum’da yurttaşlar anlatıyorlar diyorlar ki, akşam şehrin valisi, belediye başkanları, şehrin emniyet müdürü, şehrin ileri gelen bürokratları şehrin muhtarlarına gidiyorlar muhtarı çağırıyorlar diyorlar ki buradan şu kadar evet çıkmazsa diye tehtit ediyorlar.

 Ziya paşanın bir sözü var biliyorsunuz ‘zulümle abat olanın akıbeti berbat olur’. O halde 16 Nisan’da sandıklarda zulme cevap vereceğiz. Devlet zulüm ediyorsa halkta hayır diyecektir.”

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
banner342

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner332

banner317

banner333

banner11