Trabzon ve Trabzonspor Haberleri

TRABZON’DA AŞIRI YAĞIŞLAR SONRASI İSTİNAT YAPILARI VE RİSKLER HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI

GÜNDEM

TRABZON’DA AŞIRI YAĞIŞLAR SONRASI İSTİNAT YAPILARI VE RİSKLER HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI

Son günlerde Trabzon’da meydana gelen aşırı yağışların ardından bazı bölgelerde istinat yapılarında hasar ve göçmeler meydana gelmiştir. Yaşanan olaylar, kentimizde yağış, yüzey ve yeraltı suyu yönetimi ile zemin ve istinat yapılarının güvenliği konularının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Öncelikle vurgulamak gerekir ki, bir istinat duvarının aşırı yağış sonrasında göçmüş olması, göçmenin yalnızca yağıştan kaynaklandığı anlamına gelmemektedir. Aşırı yağış doğal bir olaydır; ancak bu yağışın bir istinat yapısının göçmesine dönüşmesi, yalnızca yağış miktarını değil, suyun zemin ve yapı ile nasıl yönetildiğini de sorgulamayı gerektirir. Yağış, zeminin suya doygunluğunu artırarak boşluk suyu basınçlarının yükselmesine, drenaj koşullarının bozulmasına ve zeminin kayma dayanımının azalmasına neden olabilir. Bu etkiler, mevcut bir zayıflığı veya yetersizliği bulunan istinat yapılarında göçmeyi tetikleyebilir.

Bir istinat yapısının güvenliği yalnızca duvarın dayanımına bağlı değildir. Yapının arkasındaki zeminin özellikleri, yeraltı ve yüzey sularının durumu, drenaj sistemi, duvar arkasındaki dolgunun niteliği ve sıkıştırılması, temel zemininin taşıma gücü ve kayma koşulları, duvarın kayma ve devrilme güvenliği, genel şev stabilitesi ile yapının maruz kaldığı çevresel ve ilave yükler birlikte değerlendirilmelidir.

Bu çerçevede, meydana gelen bir göçmenin nedenini yalnızca aşırı yağışa bağlamak da, yağışın etkisini tamamen göz ardı etmek de mühendislik açısından doğru değildir. Göçmenin gerçek nedeninin ortaya konulabilmesi için olay öncesi ve sonrası arazi koşullarının, mevcut projenin, zemin etütlerinin, geoteknik ve statik hesapların, drenaj sisteminin, uygulama koşullarının ve yağışın zamansal ve mekânsal özelliklerinin bir bütün olarak incelenmesi gerekmektedir.

Ancak Trabzon açısından değerlendirilmesi gereken konu yalnızca mevcut istinat yapılarının güvenliği değildir. Kentimizin topoğrafik ve iklimsel özellikleri, yapılaşma kararlarının yalnızca parsel ölçeğinde değil, bütüncül bir arazi ve altyapı yaklaşımı içerisinde ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Özellikle imar planı hazırlanmış ancak yol, yağmur suyu drenajı, kanalizasyon ve kot düzenlemeleri bütüncül olarak tamamlanmamış gelişme alanlarında zaman içerisinde yüksek yol altı istinat duvarları, derin kazılar, büyük dolgu imalatları ve maliyeti giderek artan şev stabilizasyon problemleri ortaya çıkabilmektedir.

Bu nedenle yapılaşma kararlarının yalnızca parselin kendi sınırları içerisindeki koşullar üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir. Bir parselde gerçekleştirilen kazı, dolgu veya istinat uygulaması; komşu parselleri, yolları, altyapıyı, yüzeysel su akışını ve daha geniş bir şev sisteminin stabilitesini etkileyebilmektedir. Parsel bazında güvenli görünen bir çözümün, daha geniş ölçekte yeni bir risk oluşturmaması için arazi ve altyapı ilişkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Oysa Trabzon’a özgü bir imar ve planlama yaklaşımıyla, yapılaşma öncesinde ana ulaşım güzergâhlarının kotlarının, yol–parsel ilişkilerinin, yağmur suyu ve drenaj sistemlerinin, kademeli arazi kullanımının ve ortak şev veya istinat çözümlerinin birlikte planlanması mümkün olabilir. Böylece her parselin kendi sınırları içerisinde yüksek ve maliyetli istinat yapıları üretmesi yerine; topoğrafyaya uyumlu teraslama, kademeli yapılaşma, kontrollü dolgu-kazı dengesi, ortak altyapı ve gerektiğinde farklı zemin veya şev iyileştirme tekniklerinin birlikte kullanılmasıyla hem güvenlik hem de ekonomik sürdürülebilirlik sağlanabilir. Trabzon’da ihtiyaç duyulan şey yalnızca daha güçlü istinat duvarları yapmak değildir, gerektiğinde bölgeye özgü imar hükümleriyle desteklenen bir planlama anlayışıdır.

İnşaat ve istinat yapılarında “sonradan müdahale” yerine, riskleri tasarım ve planlama aşamasında belirleyen bir yaklaşım benimsenmelidir. Özellikle yüksek yağış alan ve eğimli topoğrafyaya sahip kentimizde; zemin ve temel etütlerinin yeterliliği, geoteknik tasarımın proje sürecine etkin biçimde dahil edilmesi, drenaj sistemlerinin uygun şekilde projelendirilmesi ve uygulama sonrasında gerekli kontrol ve bakım çalışmalarının yapılması büyük önem taşımaktadır.

Her kuvvetli yağışın ardından aynı sorunlarla karşılaşmak kader değildir. Yağışı engellemek mümkün olmayabilir; ancak yağışın oluşturduğu riskleri öngörmek, suyu doğru yönetmek, zemini ve yapıları buna göre tasarlamak ve mevcut riskleri önceden belirlemek mümkündür. Bilimsel veriye dayalı planlama, doğru projelendirme, düzenli bakım ve kamusal denetimle taşkın riskini ve buna bağlı zemin ve istinat problemlerini azaltmak mümkündür.

İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi olarak, yaşanan olayların tüm yönleriyle teknik biçimde incelenmesini; kritik bölgelerde zemin, şev, istinat yapıları ve drenaj sistemlerine ilişkin mevcut durumun değerlendirilmesini ve Trabzon’un taşkınlara, zemin ve şev kaynaklı risklere karşı dirençli bir kent hâline getirilmesi için mühendislik ilkelerine uygun adımların ivedilikle atılmasını talep ediyoruz.

Kentimizin gelecekte güvenli ve sürdürülebilir biçimde gelişebilmesi için zemin, su, yapı, yol ve altyapının birbirinden bağımsız değil, bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.