Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İŞKUR’un 2026 yılı verilerini değerlendirerek genç işsizliği, eğitimli nüfusun istihdam sorunu ve beyin göçüne ilişkin açıklama yaptı.
Suiçmez, kurumun ilk 8 ayındaki işbaşı eğitim programlarına 48 bin 445 kişinin katıldığını, bunlar arasında 2 doktora, 57 yüksek lisans ve 3 bin 409 üniversite mezunu bulunduğunu belirtti.
İŞKUR’a kayıtlı iş arayan sayısının 2 milyon 337 bin 718’e ulaştığını belirten Suiçmez, bunların 563 bin 709’unun ön lisans ve üzeri eğitimli olduğunu ifade etti.
Türkiye’de 6 milyon 301 bin üniversite öğrencisi bulunduğunu, her yıl 874 bin gencin mezun olarak iş piyasasına girdiğini kaydeden Suiçmez, TÜİK verilerine göre genç işsizliğin yüzde 14,5’e dayandığını, geniş tanımlı hesaplamalarda bu oranın yüzde 25’in üzerine çıktığını söyledi.
Açıklamada yükseköğretim mezunlarının yurt dışına göç oranının 2015’te yüzde 1,6 iken yüzde 2’ye yükseldiği, bilişim mezunlarında bu oranın yüzde 7’ye yaklaştığı da vurgulandı.
Suiçmez, eğitimli gençlerin kendi alanında iş bulamadığını ve ülkeyi terk ettiğini belirterek, devletin eğitimi nitelikli istihdama dönüştürmesi gerektiğini savundu.
Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez’in açıklaması şu şekilde:
“İŞ-KUR İTİRAF ETMİŞ
Türkiye İş Kurumu'nun 2026 yılına ilişkin verileri gençlerimizin içinde bulunduğu durumun fotoğrafını çok net gösteriyor.
İŞKUR'un iş bulma ve iş kurma programlarına 2026'nın ilk 8 ayında toplam 48 bin 445 kişinin katıldığı, bu kişiler arasında 2 doktora, 57 yüksek lisans ve 3 bin 409 üniversite mezununun bulunduğu açıklandı.
İŞKUR'a kayıtlı iş arayan sayısı ise 2 milyon 337 bin 718'e ulaştı; bunların 563 bin 709'u ön lisans ve üzeri eğitimli.
Bu tablo tesadüf olmayıp, iktidarın bilinçli olarak yarattığı sonuçtur.
Türkiye'de 6 milyon 301 bin üniversite öğrencisi var, her yıl 874 bin genç diplomasını alıp iş piyasasına giriyor.
TÜİK'in kendi verilerine göre genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 14,5'e dayanmış durumda; DİSK-AR'ın hesabıyla iş aramaktan yorulanlar da dahil edildiğinde bu oran yüzde 25'in üzerine çıkıyor. Yani 10 milyondan fazla yurttaş çalışmaya hazır ama iş bulamıyor.
Bu tablonun bir sonucu da gençlerin ülkeyi terk etmesi.
Yıllarca eğitim alan, sınavlara giren, üniversitelerden mezun olan gençlerimizin önemli bir bölümü bugün ya kendi alanında iş bulamıyor ya da valizini toplayıp gidiyor.
TÜİK verilerine göre yükseköğretim mezunlarının yurt dışına göç oranı 2015'te yüzde 1,6 iken bugün yüzde 2'ye yükseldi. Bilişim mezunlarında bu oran yüzde 7'ye dayanıyor.
Üniversitelerden mezun olan gençlerin önemli bir bölümü bugün kendi alanında iş bulamıyor.
Devlet gençlerin aldığı eğitimi ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli istihdama dönüştürmek için ne yapıyor?
Gençlerin potansiyellerinden, yeteneklerinden, hedeflerinden ne kadar faydalanıyor? Gençler mesleğini yapmak, emeğinin karşılığını almak istiyor.
Bir ülkenin en büyük gücü genç ve eğitimli nüfusudur. Bu gücü işsizliğe, umutsuzluğa ve niteliksiz işlere mahkûm etmek bu ülkenin geleceğini heba etmektir.
Devlet eğitimin, liyakatın, emeğin, girişimciliğin, yeteneğin önünü açmak zorundadır. Aksi takdirde yurt dışına göç dalgalarının daha da yoğunlaştığını, eğitimli, nitelikli nüfusumuzun elimizden kayıp gittiğini görmeye devam edeceğiz. İktidarın bu durumu görmemesi mümkün değildir.
Bu iktidarın bilinçli bir tercihidir.
Gençler için, ülkemizin geleceği için sandıkla bu iktidarı göndermek hepimizin boynunun borcudur!”