Trabzon ve Trabzonspor Haberleri

KARADENİZ’DE BIÇAK KEMİĞE DAYANDI

GÜNDEM

Her yağmur yağdığında yüreğimiz ağzımıza geliyor.

Acaba bu kez sel mi olacak? Su taşkını mı yaşanacak? Can kaybı olacak mı?

Karadeniz’de yağmur artık bereket olmaktan çıkıp, birçok insan için korku ve endişe anlamına gelmeye başladı.

Peki, ne yaptık da bu hale geldik?

Karadeniz’in dik yamaçlarını binlerce yıldır sellere karşı koruyan, toprağı tutan ve suyun akışını düzenleyen sahipli kızılağaç ve kestane ormanlarının yok edilmesine ne yazık ki engel olamadık.

Bununla da kalmadık.

Bilimsel gerçeklere aykırı uygulamalarla doğal ekosistemi olağanüstü derecede tahrip ettik. Doğanın kendi dengesiyle oluşturduğu sistemleri bozduk, sonra da ortaya çıkan sonuçlarla mücadele etmeye çalıştık.

Bugün geldiğimiz noktada sel ve su taşkınları, Doğu Karadeniz’in en büyük yaşam sorunlarından biri hâline gelmiştir.

Yıllardır dengesini bozduğumuz ekosistemi rehabilite etmek için ne yazık ki kayda değer bir adım atamadık.

Yok edilmesine engel olamadığımız kızılağaç ve kestane ormanlarını, sahipleri adına yeniden kazanmak için de gereken çalışmaları yapamadık.

Üstelik sel ve su taşkınlarıyla mücadele ettiğimizi düşünerek yaptığımız bazı uygulamalar, sorunu çözmek bir yana, yeni riskler ortaya çıkardı.

Dereleri beton kanallara hapsettik.

Doğal dere yataklarının ve suyun doğal hareketinin önüne setler koyduk.

Sonuç?

Heyelan riskini daha da artırdık.

Yani doğanın bize verdiği uyarıları dikkate almak yerine, doğayla mücadele etmeyi tercih ettik.

Asıl sorun nerede?

Bugün sel ve su taşkınlarıyla mücadelede yaşadığımız temel sorun, yalnızca yağmur değildir.

Asıl sorun;

Sel ve su taşkınlarına neden olan uygulamalara sessiz kalan “bilimsel anlayışlar” ile felaket olduktan sonra çizme giyip çamur temizlemeyi, felaketlerle mücadele zanneden “bürokratik anlayışlardır.”

Karadeniz’de yaşamı tehdit eden sel ve su baskınlarının kesin çözümü yıllardır üzerinde durduğum ve Bakanlığa da sunduğum;

“Kırsal Dönüşüm Projesi.” dır.

Artık günü kurtaran, yalnızca felaket sonrasında müdahale eden anlayışlardan vazgeçmek zorundayız.

Doğal yapıyı yeniden güçlendiren, ormanları koruyan ve yeniden kazandıran, kırsal yerleşimleri risklerden arındıran, doğayla uyumlu bir yaşam modelini hayata geçirmek kaçınılmaz olmuştur.

Karadeniz’de bıçak kemiğe dayanmıştır.

Bugün yapılması gereken, sel ve su taşkınlarıyla yalnızca sonuçları üzerinden mücadele etmek değil, bu felaketleri büyüten yanlış uygulamaları sorgulamak ve ortadan kaldırmaktır.

Bunun için Kırsal Dönüşüm Projesi’nin ivedilikle ilgili tüm kamu kurumlarının gündemine alınması, artık bir tercih değil, yaşam adına bir zorunluluktur.

Saygılarımla;

Faruk ÇEBİ 
İstanbul E. Orman Bölge Müdürü
Küresel Isınmayla Mücadele Derneği(Kürem-Der)’in Genel Başkanı

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.