Trabzon ve Trabzonspor Haberleri

İkinci Yeni Eğitim Sezonuna Sorunlarla Girdik

GÜNDEM

2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala, eğitim alanında yaşanan derin sorunlar ve artan ekonomik maliyetler sendikaların gündeminde ilk sıradaki yerini koruyor. Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, yeni dönem öncesinde yaptığı basın açıklamasında velilerin, öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının karşı karşıya kaldığı tablonun vahametini gözler önüne serdi. Artan kırtasiye, ulaşım ve beslenme maliyetlerine dikkat çeken İkinci, kamu okullarının bütçesizlik nedeniyle kaderine terk edildiğini belirtti.

Yeni eğitim döneminin derinleşen ekonomik krizin gölgesinde başladığını ifade eden Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, eğitim hakkının ailenin ekonomik gücüne terk edilemeyeceğini vurguladı. Birden fazla çocuğu okula giden ailelerin yükünün katlandığını belirten İkinci, şu ifadeleri kullandı:

2026-2027 eğitim-öğretim yılı; derinleşen yoksulluk, artan eğitim maliyetleri, güvencesiz çalışma ve kamusal eğitimin tasfiyesi koşullarında başlamaktadır.
Milyonlarca öğrenci okullarına dönerken veliler; kırtasiye, okul çantası, kıyafet, ulaşım, beslenme ve eğitim materyallerinin artan maliyetleri altında ezilmektedir. Eğitim hakkı, ailenin ekonomik gücüne bağlı hale getirilemez.

Bugün bir çocuğun okula başlayabilmesi dahi aileler açısından ciddi bir ekonomik yük anlamına gelmektedir. Birden fazla çocuğu eğitim gören aileler için bu yük katlanmaktadır. Okulların temizlik, güvenlik, bakım, onarım, kırtasiye ve diğer temel ihtiyaçları yeterli bütçe ayrılmadığı için karşılanamamakta; okul yönetimleri velilerden bağış istemeye yönlendirilmektedir. Kayıt parası adı değiştirilen zorunlu bağışlarla ortadan kalkmaz. Kamu okullarının tüm ihtiyaçları kamu bütçesinden karşılanmalıdır.

Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından birini çocukların beslenmesinde görüyoruz. Yeterli ve sağlıklı beslenemeyen çocukların eğitimde başarılı olmalarını beklemek mümkün değildir. Her öğrenciye ayrım gözetilmeksizin en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanmalıdır.
Çocukların beslenme hakkı sosyal yardım konusu değil, kamusal sorumluluktur.

Eğitim emekçileri eriyen ücretler, güvencesiz istihdam, norm kadro baskısı ve artan idari müdahaleler altında çalışmaktadır. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz istihdam biçimlerine son verilmelidir. Aynı işi yapan eğitim emekçileri farklı statü ve ücretlere mahkûm edilemez. Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile yaratılan hiyerarşik yapı da çalışma barışını ve mesleğin bütünlüğünü zedelemektedir. Öğretmenlerin ihtiyacı unvan yarışı değil; eşit işe eşit ücret, mesleki özerklik, güvenceli istihdam ve insanca yaşam koşullarıdır.

Millî Eğitim Bakanlığı, eğitimin temel sorunlarını çözmek yerine önlük ve kılık-kıyafet düzenlemeleri, yeni denetim mekanizmaları ve eğitim emekçilerinin çalışma koşullarına yönelik müdahalelerle gündem yaratmaktadır. Öğretmenin mesleki saygınlığı kıyafetiyle değil; emeği, bilgisi, mesleki birikimi ve özgürlüğüyle ölçülür.
Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen görevlendirilmesi ve iradeleri dışında alan değişikliğine zorlanması da kabul edilemez. Plansız öğretmen istihdamının ve yanlış norm kadro politikalarının sorumlusu öğretmenler değildir.

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında uygulanan müfredatla bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaşılmasına karşıyız. Eğitim sistemi; bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve anadilinde eğitim hakkını esas alan bir anlayışla düzenlenmelidir. Çocukların eleştirel ve özgür düşünme hakkı, ideolojik kalıplara ve dayatmalara feda edilemez.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.