Başkan Kaya, "Trabzonspor'umuza ait bir proje var. İmzasını İBB Meclisi'nde... Eee, ona ilişkin bir açıklama yapılması gerektiğini ifade ettiniz. Konuya ilişkin kısa bir açıklama yapacağım, müsaade ederseniz. önem dışı iptal ve gündem dışı olan İBB Meclisi'ndeki bir konuyu ihbar olarak yazmanızı rica ediyorum arkadaşlar. Şimdi öncelikle aslında kamuoyunda konu farklı tartışılıyor ama konunun aslı şu; plan değişiklik yetkisi tartışması aslında konunun özü bu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin biliyorsunuz plan değişikliği yapma yetkisi Belediye Meclislerinin ağırlıklı olarak. Ancak Bakanlığın yetkisinde de alanlar vardır ki; Bakanlığın doğrudan girdiği, plan değişikliği yetkisini kullandığı kentsel dönüşüm bölgeleri, riskli alanlar, millet bahçeleri, toplu konut ve benzeri alan projeleri, afet sonrası planlanan alanlar, kamu yatırımlar ve stratejik projeler... Ayrıca belediyelerin plan yapmaması veya gecikmesi durumunda Çevre Şehircilik Bakanlığı plan yapma yetkisini Büyükşehir Meclisleri'nden elinden alıp kendisi yapıyor. Şimdi İstanbul'da bu şartların hiçbiri olmamasına rağmen Çevre Şehircilik Bakanlığı direkt İBB Meclisi'ndeki plan yapma yetkisini alarak devreye giriyor. Bütün projelerde böyle yapıyor. Bahse konu Trabzonspor'umuza ait projede değil, bütün projelerde, hangi kurumdan nerede gelirse gelsin hiçbirine bakmaksızın direkt Çevre Şehircilik Bakanlığı devreye girerek İBB Meclisi'nin plan yapma yetkisini elinden aldığı için, ilkesel olarak İBB Meclisi buna itiraz ediyor. Yani anlatıldığı gibi Trabzonspor projesine itiraz etmiyor İBB Meclisi. Burada kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan bu yanlış algının giderilmesini istiyorum.
Buradaki temel itiraz noktası şudur: Bu yalnızca teknik değil, aynı zamanda demokratik de bir, yerel yönetim özerkliğine zarar veren bir uygulamadır. Şehir hakkı ve kamu yararı kavramlarıyla da değerlendirmektedir. Dolayısıyla sırf İBB'ye ve sırf Ekrem İmamoğlu Başkanımıza zarar vermek üzere böyle bir algı yaratılmaya çalışılıyor ama konunun özü tamamen plan yapma yetkisinin İBB Meclisi'nin elinden alınması meselesidir. Şimdi aynı yetkiyi Trabzon Büyükşehir Belediyemizin elinden alsa biz ne yaparız? Bizim yetkimizde olan, bizim karar vermemiz gereken bir konuda Çevre Şehircilik Bakanlığı bizim yetkimizi elimizden alsa biz Meclis olarak ne yaparız? Elbette biz de ilkesel olarak buna itiraz ederiz. İBB'deki mesele de budur. Eee, bunun aydınlığa kavuşması için söz aldım, teşekkür ediyorum" diye konuştu.
arkadaşlarım; tabii biz bu konuda Trabzonspor üzerinden bir değerlendirme yapmıştık, kesinlikle bir algı yaratma niyetimiz yok. Açıklamanın da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden gelmesini bekliyoruz hala. Yani biz açıklamayı İstanbul'dan beklerken başkandan gelmiş olması enteresan geldi bana açıkçası. Bir de bildiğim kadarıyla bu İstanbul'daki Kartal arazisi bir rezerv alan olması hasebiyle buradaki yapılanma yetkisinin tamamıyla, tümüyle Bakanlığa ait olduğuna dair bir bilgim var. Ama yine az önce söylediğim gibi, konunun içeriğine, muhteviyatına çok hakim değilim. Sadece konu netleşsin adına ve ortak değerimiz Trabzonspor'umuzun bu tabloda herhangi bir mağduriyete uğramaması noktasında gündeme getirdim bir konudur. Dediğim gibi hala İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden bir açıklama bekliyoruz, biz de tavrımızı ona göre belirleyeceğiz" dedi.
"Kısa, yani kısa tutacağım. Sayın Başkan teşekkür ederim söz verdiğiniz için. Şimdi Sayın Kaya'nın konuşmalarını dinleyince asıl meramının İstanbul'daki arazi ya da Trabzonspor'daki araziyle alakalı çıkarı olmadığını anlıyorum. Bazen bu mecliste çok sık söyleniyor 'Burada siyaset yapmayalım' diye. Sayın Başkan mikrofonun açıldığı andan itibaren siyaset yapılıyorsa gerçekten bu konuda bir karar verin. Siyaset yapacak mıyız, yapmayacak mıyız? Eğer yapacaksak biz de ona göre vaziyet alalım ona göre tavır alalım. Yani konumuz, konumuz İstanbul'daki Trabzonspor'a ait arazi ve bir belirsizlik var. Bu belirsizliğin ortadan kalkması için biz burada gündem yaratmaya çalışıyoruz ama Sayın Kaya'nın gündemi Trabzonspor değil siyaset ve sanki Bakanlık Trabzonspor'un işlerini engelleme peşinde. Ben şunu söyleyeyim; bakın Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneten hükümet, bu hükümetin bakanları bu millete hizmet etmekten başka bir şey düşünmüyorlar ve birilerinin engellemek gibi küçük işlerle uğraşacak vakitleri gerçekten yok. Bunu gündemimizden çıkarın ve şu nefretinizden kurtulun artık diye tavsiyede bulunmuş olayım" dedi.