Trabzon ve Trabzonspor Haberleri

HERKES MUTLU, MUTSUZ OLAN KİM?

GÜNDEM

Meşhur “çiftçi dostu” TMO, fındık fiyatını maliyetin altında 250 TL açıkladı! 
Şimdi hep birlikte soralım:Bu fiyat kimleri mutlu etti, kimleri mutsuz etti?
Üretici mi?Elbette çok mutlu!
Günlerce bahçesinde çalışan, yağmurda, çamurda, sıcakta, yeri geldiğinde alın terini toprağa akıtan üretici, emeğinin karşılığını alamadığı için mutluluktan uçuyor!
TMO mu?
O da çok mutlu!
Çünkü kendisine verilen görevi yerine getirmenin huzurunu yaşıyor. Sonuçta TMO atanmış bir kurum. Verilen görevi yapmak zorunda. Aksi halde koltuk biraz dar gelebilir! Dolayısıyla görev tamam, sorumluluk tamam, vicdan rahat!
Peki, fındığı alıp satanlar?
Onlar da mutlu!
Üreticinin alın teri üzerinden yıllardır kurulan düzen bu yıl da bozulmadı. Fındık üreticisinin emeğinden kazanç sağlayanlar, yine servetlerine servet katmanın hesabını yapıyor.
Klimalı odalarda oturup fındığın fiyatını belirleyenler?
Onlar zaten dört köşe!
Çünkü onların sırtında ne fındık bahçesinin yükü var ne çapa var ne budama var ne gübre var ne ilaç var ne de saatlerce güneşin altında fındık toplama derdi...
Peki ya fındığı üretenler?
İşte orada işler biraz karışıyor!
Yaz demeden, kış demeden; yağmurun, çamurun, güneşin altında binbir zahmetle çalışan insanın mutluluğunu anlamak gerçekten mümkün değil!
Çünkü üreticiye verilen mesaj adeta şu:“Sen üretmeye devam et. Biz senin ne kazanacağına karar veririz.”
SALAH GELDİ, FINDIK NEYMİŞ!
Bir haftadır Trabzon'da yer yerinden oynuyor.
Salah geldi!
Sanki bütün dertler bitti!
Fındık mı?
Boş verin fındığı...
Üreticinin maliyeti mi?
Sonra konuşuruz...
Gübre, ilaç, işçilik, mazot, bahçe masrafı mı?
Onların sırası mı şimdi?
Salah geldi ya!
Trabzon'un sokakları, meydanları, ekranları Salah'la doldu.
Bir futbolcu gelir, milyonlar konuşulur.
Parayı alan belli...
Reklamı yapan belli...
Ama o paranın ve bu gösterişli organizasyonların bedelini kimin ödeyeceği belli mi?
Elbette belli: En sonunda yine vatandaş!
Keşke üretici, Salah'ı görmek için saatlerce katlandığı zahmeti, kendi fındığının hakkını aramak için gösterseydi.
Keşke binlerce insanın bir futbolcu için ortaya koyduğu heyecan, kendi alın terinin karşılığını almak için de ortaya konulabilseydi.
Çünkü üretici, kendi emeğinin hakkını aramak yerine başkasının keyfinin peşine düşerse, sonunda karşısına maliyetin altında bir fındık fiyatı çıkar.
Sonra da denilir ki:
“Herkes mutlu!”
Hayır!
Herkes mutlu değil.
MUTSUZ OLAN KİM?
Mutsuz olan; Bahçesinde çalışan üreticidir.
Mutsuz olan;Artan girdi maliyetleri altında ezilen çiftçidir.
Mutsuz olan;Çocuğunun eğitim masrafını, evinin kirasını, mutfak giderini fındıktan karşılamaya çalışan ailedir.
Ve işin daha da acı tarafı: Mutsuz olan sadece üretici de değildir.
Tüketici de mutsuz!
Üretici fındığını maliyetinin altında satıyor ama tüketici markete gittiğinde fındık ve fındık ürünlerinin fiyatını görünce eli yanıyor.
Demek ki üretici ucuza satıyor, tüketici pahalıya alıyor.
Peki aradaki fark kimin cebine gidiyor?
İşte asıl sorulması gereken soru budur!
BU FİLMİN SONU İYİ BİTECEĞE BENZEMİYOR
Her yıl zarar eden bir işletme nasıl bir gün “Bu işi daha fazla sürdüremiyorum” deyip kepenk kapatıyorsa, üretici de bir gün aynı şeyi söyleyebilir:
“Bu fındık artık bana yetmiyor.”
Üreticinin fındıkla bağını kopardığı gün, bugün klimalı odalarda bu emeğin sefasını sürenlerin de hesap yapması gerekecek.
Çünkü fındık ağacı küstürülürse sadece üretici kaybetmez.
Sanayi kaybeder, ihracat kaybeder, ülke kaybeder.
Ve en önemlisi, dünyada marka olmuş bir ürünün geleceği kaybedilir.
FİSKOBİRLİK NEDEN BU HALE GETİRİLDİ?
Bir başka çelişki de burada!
Üreticinin örgütüne “marketçilik yapıyor” diye operasyon çekenler, bugün Tarım Kredi Kooperatifleri'nin zarar eden marketçilik faaliyetlerini neden aynı cesaretle sorgulamıyor?
Neden bir tarafta milyonlarca liralık zarar tartışma konusu edilirken diğer tarafta sessizlik tercih ediliyor?
Çünkü mesele sadece marketçilik değil.
Mesele, üreticinin örgütlü olup olmamasıdır.
Örgütlü küçük üretici, karşısında büyük bir güç oluşturur.
Örgütsüz bırakılmış milyonlarca üreticiyi yönetmek ise çok daha kolaydır.
İşte Fiskobirlik'in yıllar içerisinde zayıflatılması ve üreticinin güçlü bir örgütten yoksun bırakılması konusunda da artık bu gerçeği sorgulamak zorundayız.
Çünkü örgütsüz üretici, fiyatın belirleyicisi değil; fiyatın kabullenicisidir.
ASIL SORUMLU Kİ?
Bugün fındık üreticisinin yaşadığı mağduriyetin sorumluluğunu sadece tüccara, sanayiciye veya piyasa koşullarına yükleyerek işin içinden çıkamayız.
Çünkü fındıkta devletin en önemli aktörlerinden biri Toprak Mahsulleri Ofisi'dir.
Dolayısıyla TMO'nun açıkladığı fiyat, aynı zamanda devletin fındık üreticisine verdiği mesajdır.
Eğer açıklanan fiyat üreticinin maliyetini karşılamıyorsa, burada sorulması gereken soru çok nettir:
Devlet, üreticinin yanında mı; yoksa üreticinin emeği üzerinden kazanç sağlayan düzenin yanında mı?
Bizim itirazımız tam da bunadır.
Üreticiden fedakârlık istenebilir.
Ama fedakârlığın adresi neden her zaman üretici?
Neden biraz da üreticinin emeğinden kazananlardan fedakârlık istenmiyor?
Neden üreticiye;“Dayan biraz daha!”
deniliyor da,“Senin emeğinden kazananlar biraz daha az kazansın!”
denilmiyor?
SON SÖZ
Fındık sadece bir tarım ürünü değildir.
Fındık; bu ülkenin ihracatıdır, dövizidir, istihdamıdır, kırsal yaşamıdır.
Ama her şeyden önce fındık, üreticinin alın teridir.
O alın terinin değersizleştirildiği yerde ne ekonomik başarıdan ne tarım politikalarından ne de sürdürülebilir üretimden söz edilebilir.
Bugün herkes mutlu görünüyor.
TMO görevini yapmış, mutlu...
Tüccar hesabını yapmış, mutlu...
Sanayici hesabını yapmış, mutlu...
Klimalı odalarda oturanlar mutlu...
Futbolcu gelmiş, şehir mutlu...
Reklam yapan mutlu...
Peki ya üretici?
İşte bütün mesele burada!
Herkes mutluysa, fındığını üreten neden mutsuz?
Ve unutmayalım:
Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı bir sistem, bugün herkesi mutlu ediyor gibi görünse de yarın kimseyi mutlu etmeyecektir.
Çünkü üretici üretmekten vazgeçtiğinde;
fındık da biter, hesap da biter, oyun da biter.
Asıl o zaman herkes, bugün görmezden geldiği üreticinin değerini anlayacaktır.
Fındık üreticisi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor!
Ve artık soruyor:“BİZİM ALIN TERİMİZİN DEĞERİ NEDİR?”

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.