Son günlerde Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı bazı mahalle ve köylerde, ayrıca farklı bölgelerdeki üreticilerimizden, özellikle çay bahçelerinde kullanılan bazı gübrelerin uygulanmasının ardından yapraklarda yanma, sararma, kurumaya benzer belirtiler ve bitki gelişiminde bozulmalar meydana geldiğine ilişkin şikâyetler tarafımıza ulaşmaktadır.
Yaşanan bu durum, yalnızca münferit bir tarımsal üretim problemi olarak değerlendirilmemelidir.
Çünkü çay başta olmak üzere fındık gibi çok yıllık bitkilerde meydana gelebilecek zarar, yalnızca mevcut üretim sezonuyla sınırlı kalmayabilir. Gübre içerisinde mevzuata aykırı veya bitkiye zarar verebilecek bir madde bulunup bulunmadığı; uygulama dozunun, ürünün kimyasal ve fiziksel özelliklerinin, toprağa ve bitkiye etkilerinin mutlaka bilimsel yöntemlerle ortaya konulması gerekmektedir.
YAPRAKTA YANMA VARSA NEDENİNİ BİLİMLE ORTAYA KOYMAK ZORUNDAYIZ
Bitkilerde yaprak yanıklığı ve kurumalar; aşırı gübreleme, yüksek tuzluluk, uygun olmayan pH, bazı besin elementlerinin aşırı konsantrasyonu, uygunsuz gübre kombinasyonları, fitotoksik maddeler, yanlış uygulama zamanı ve dozu gibi birçok farklı nedenden kaynaklanabilir.
Dolayısıyla bugün için herhangi bir gübreyi laboratuvar analizleri tamamlanmadan doğrudan “zararlı” ilan etmek bilimsel açıdan doğru değildir.
Ancak aynı şekilde, çok sayıda üreticinin benzer şikâyetlerde bulunması halinde konunun sıradan bir tarımsal uygulama hatası olarak geçiştirilmesi de kabul edilemez.
Yapılması gereken bellidir: Numune alınmalı, ürünün menşei ve üretim süreci araştırılmalı, laboratuvar analizleri yapılmalı ve sonuçlar bilimsel olarak değerlendirilmelidir.
GÜBRENİN İÇERİĞİ KADAR, NEREDEN GELDİĞİ DE ARAŞTIRILMALIDIR
Yetkili kurumlar tarafından;
Bahse konu gübreden usulüne uygun şekilde numune alınmalı, Ürünün etiket ve beyan edilen içeriği ile gerçek içeriği karşılaştırılmalı, Makro ve mikro besin elementleri analiz edilmeli,· Bitkiye zarar verebilecek uygunsuz veya mevzuat dışı maddelerin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,
· Ürünün üreticisi, ithalatçısı veya tedarikçisi belirlenmeli,
· Üretim ve satış zinciri geriye doğru takip edilmeli,
· Ürünün hangi işletmelerden hangi bayilere ve hangi üreticilere ulaştığı tespit edilmeli,
· Ürünün üretim, depolama ve satış kayıtları incelenmelidir. Burada özellikle cevaplanması gereken önemli bir soru bulunmaktadır: Bu gübre bayiye nasıl girmiş, nereden temin edilmiş ve hangi belgelerle satılmıştır?
Gübrenin üretiminden satışına kadar olan süreçte izlenebilirliğin sağlanması, hem üreticinin hem de tüketicinin korunması açısından zorunludur.
Gübrenin kayıt dışı veya mevzuata aykırı şekilde üretildiği ya da piyasaya sunulduğu tespit edilirse, bunun yalnızca tarımsal bir sorun olmadığı; aynı zamanda kayıt dışı üretim ve kamu sağlığı açısından da değerlendirilmesi gereken ciddi bir durum olduğu açıktır.
Bu nedenle İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün yanı sıra, görev alanları kapsamında ilgili denetim ve mali birimlerin de gerekli incelemeleri yapması önem taşımaktadır.
SADECE ÇAY DEĞİL, FINDIK VE DİĞER TARIMSAL ÜRÜNLER DE İNCELENMELİDİR
Burada gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu, bahse konu gübrenin yalnızca çay bahçelerinde kullanılmış olma ihtimali değildir.Aynı gübrenin; fındık bahçelerinde, diğer çok yıllık meyve bahçelerinde, sebze üretim alanlarında ve farklı tarımsal ürünlerde kullanılıp kullanılmadığı belirlenmelidir.
Çünkü bir gübrenin bitkide meydana getirebileceği etki; ürünün kimyasal bileşimine, uygulama şekline, dozuna, bitkinin gelişme dönemine, toprağın özelliklerine ve çevresel koşullara bağlı olarak değişebilir. Özellikle çok yıllık bitkilerde oluşabilecek zararların yalnızca bugün gözlenen yaprak yanıklığı ile sınırlı olup olmadığı bilimsel olarak araştırılmalıdır.
Bu nedenle konuya yalnızca “gübre bitkiyi yaktı mı?” şeklinde yaklaşmak eksik olacaktır. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bu ürünün içeriği bitki, toprak, çevre ve insan sağlığı açısından herhangi bir risk oluşturuyor mu?
İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN DA BİLİMSEL İNCELEME YAPILMALIDIR
Eğer yapılacak laboratuvar analizlerinde insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek bir madde veya mevzuata aykırı bir bileşen tespit edilirse, konu çok daha ciddi bir boyut kazanacaktır.
Bu durumda yalnızca bitkinin zarar görüp görmediğine bakılmamalıdır. Gübrenin;
Bitki tarafından kök veya yaprak yoluyla alınabilirliği, Toprakta kalıcılığı, Bitkisel ürünlerde birikme ihtimali, Hasat edilen ürünün gıda güvenliği açısından oluşturabileceği risk, İnsan ve hayvan sağlığı üzerindeki olası kısa ve uzun vadeli etkileri ile ilgili uzmanlardan oluşturulacak bilimsel bir kurul tarafından değerlendirilmelidir.Özellikle gıda olarak tüketilen meyve ve sebzelerde kullanılmasının söz konusu olması halinde, gerekli görülürse toprak, yaprak, meyve ve diğer bitkisel materyallerden de numuneler alınarak analiz yapılmalıdır.
Bilimsel inceleme sonucunda insan sağlığı açısından risk tespit edilirse, kamuoyunun zamanında bilgilendirilmesi ve mevzuatın gerektirdiği ürün toplatma, satışın durdurulması, üreticilerin ve tüketicilerin uyarılması gibi tedbirlerin gecikmeden uygulanması gerekir.
Çünkü gıda zincirine girmiş veya girebilecek bir riskin yıllar sonra ortaya çıkmasını beklemek, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir.
ÜRETİCİNİN ZARARI KİM TARAFINDAN KARŞILANACAK? Bir diğer önemli konu ise üreticilerimizin uğrayacağı ekonomik zarardır. Eğer yapılacak resmi inceleme ve laboratuvar analizleri sonucunda;
Ürünün mevzuata aykırı üretildiği, İçeriğinin beyan edilenden farklı olduğu, Bitkiye zarar verecek nitelikte uygunsuz hammadde veya bileşen kullanıldığı,· Üretim veya satış sürecinde mevzuata aykırılık bulunduğu tespit edilirse, ortaya çıkan zararın sorumluluğu da hukuk çerçevesinde belirlenmelidir.
Üretici, kendi kusuru olmayan bir nedenle ürününü, ağacını veya bahçesini kaybetmek zorunda bırakılmamalıdır. Çiftçinin emeği ve ekonomik kaybı görmezden gelinemez.
Sorumluluğu bulunan üretici, tedarikçi veya diğer ilgililer hakkında mevzuat çerçevesinde gerekli idari, hukuki ve cezai süreçler işletilmeli; üreticilerin uğradığı zararların tazmini konusunda gerekli hukuki yollar açık tutulmalıdır.
DENETİM, ÜRÜN PİYASAYA ÇIKTIKTAN SONRA DEĞİL, ÜRETİMDEN İTİBAREN YAPILMALIDIR
Buradan yetkili kurumlara açıkça soruyoruz:
Gübrenin üretiminde kullanılan hammaddeler kim tarafından ve nasıl denetlenmektedir?· Üretim tesisine giren hammaddelerin kayıtları tutulmakta mıdır?
· Üretilen ürünlerin parti ve lot bazında izlenebilirliği sağlanmakta mıdır?
· Piyasaya çıkan ürünlerin içerik analizleri ve mevzuata uygunluğu ne sıklıkta denetlenmektedir?
· Bayilere ve satıcılara ulaşan ürünlerin kaynağı ve satış kayıtları düzenli olarak kontrol edilmekte midir?
· Mevzuata aykırı bir ürün tespit edildiğinde bu ürünün hangi üreticilere ulaştığı geriye dönük olarak belirlenebiliyor mu? Bütün bu soruların cevabı ortaya konulmalıdır. Çünkü girişi kayıtlı olmayan bir ürünün çıkışının ve kimlere satıldığının da izah edilmesi gerekir. Bu nedenle ürünün üretimden tüketiciye kadar olan zinciri bütün yönleriyle incelenmelidir.
ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TRABZON ŞUBESİ OLARAK ÇAĞRIMIZDIR Yetkili kurumları;
Bahse konu gübrelerden derhal resmi numune almaya, Numuneleri bağımsız ve yetkili laboratuvarlarda analiz ettirmeye, Gübrelerin menşeini, üretim sürecini ve kullanılan hammaddeleri araştırmaya, Üretici, ithalatçı, tedarikçi, bayi ve satış zincirini geriye dönük olarak incelemeye, Aynı gübrenin hangi bölgelerde ve hangi tarımsal ürünlerde kullanıldığını belirlemeye, Çay, fındık, meyve ve sebze alanlarında gerekli görülen bitki, toprak ve ürün analizlerini yapmaya, İnsan ve hayvan sağlığı açısından risk bulunup bulunmadığını ilgili bilim dallarının katkısıyla değerlendirmeye, Mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde satışın durdurulması ve gerekli yasal yaptırımların uygulanmasına, Üreticilerin uğradığı zararların belirlenerek hukuki sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılmasına, İnsan sağlığı açısından risk tespit edilmesi halinde kamuoyunun gecikmeden bilgilendirilmesine davet ediyoruz.Burada amacımız herhangi bir firmayı veya ürünü analiz sonucu ortaya çıkmadan suçlamak değildir. Amacımız; çiftçimizin emeğini, tarımsal üretimimizi, toprağımızı, çevremizi ve toplum sağlığını korumaktır.
Ancak bunun yolu da konunun üzerinin kapatılması değil, bilimsel, şeffaf ve bağımsız bir inceleme yapılmasıdır.
ŞÜPHE VARSA NUMUNE, İDDİA VARSA ANALİZ, KUSUR VARSA YAPTIRIM!
· Tarımda kullanılan bir girdinin mevzuata uygunluğu konusunda en küçük bir şüphe dahi varsa bunun cevabı söylentiyle değil, laboratuvar sonuçlarıyla verilmelidir.
· Eğer ürün uygunsa bunun bilimsel analizlerle ortaya konulması üretici açısından da firma açısından da en doğru sonuç olacaktır.
· Eğer uygunsuzluk varsa da bunun sorumluları belirlenmeli ve mevzuatın gerektirdiği yaptırımlar gecikmeden uygulanmalıdır.
· Çünkü bugün bir çay bahçesinde başlayan yaprak yanıklığının yarın fındık bahçesine, meyve bahçesine veya sebze üretim alanına ulaşmadığını kimse varsayımla söyleyemez.
· Daha da önemlisi, gıda olarak tüketilen ürünlerde insan sağlığı açısından herhangi bir risk bulunup bulunmadığı bilimsel olarak ortaya konulmadan konunun kapatılması kabul edilemez.
Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi olarak; çiftçimizin hakkını, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini, gıda güvenliğini ve toplum sağlığını ilgilendiren bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.