Siyaset sahnesinde bazı isimler vardır ki, sadece söylemleriyle değil, sahadaki varlığıyla da dikkat çeker. CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, bu isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Onu sahada görmek, “Bu tempo nasıl sürdürülebilir?” sorusunu akla getiriyor.
Türkiye siyasetinde kadın olmak zor, mücadele gerektiriyor. Hele her gün farklı illerde halkın sorunlarını dinlemekle geçen bir yaşam varsa... Suiçmez’in enerjisi sadece fiziksel dayanıklılıkla açıklanamaz; “inanç ve sorumluluk duygusundan beslenen bir enerji” olarak tanımlanabilir.
Adliye koridorlarından esnafın yanına, taziye evlerinden gençlerle sohbetlere kadar geniş bir yelpazede sahada olmaya çalışıyor. Siyasetin sadece Meclis kürsüsünden ibaret olmadığını gösteriyor.
Açıklamaları çoğu zaman “sert ve direkt.” Bu tarzı, içtenliğinin ve samimiyetinin bir yansıması. Eğip bükmeden konuşmak, günümüz siyasetinde “cesaret” sayılıyor.
Ancak bu tempoyu sürdürürken kişisel hayatından verdiği ödünler göz önünde bulundurulmalı. Ailesiyle geçireceği vakti, bazen işi nedeniyle kısıtlamak zorunda kalıyor. Bu yönüyle “fedakârlık” da işin içinde.
Bugün siyasette çoğunlukla laf kalabalığı yaşanırken, Suiçmez’in çalışkanlığı dikkat çekiyor. Ancak bunun ne kadar sürdürülebilir olduğu da ayrı bir soru işareti.
Sonuç olarak, Sibel Suiçmez, halkın gündemini sadece “kürsüden değil, sahadan okumaya çalışan” bir milletvekili profili çiziyor. Bu duruş, siyasetin asli görevini hatırlatması açısından önemli.