Doğu Karadeniz Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Mustafa Yılmaz’dan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere çağrıdır:
Trabzon Yavuz Selim Kemik Hastalıkları Hastanesi’nin bulunduğu alanın satılması kararı ve şehir hastanesinin açılmasıyla birlikte bu köklü yapının kapanacak olması, Trabzon adına sıradan bir karar değildir.
Çünkü mesele yalnızca bir hastanenin kapanması değil, bir şehrin sağlık hafızasının sessizce silinmesidir.
Trabzon’un ilk hastanelerinden biri olan ve yıllardır “Kemik Hastanesi” olarak bilinen bu yapı; sadece Trabzon’a değil, Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun büyük bölümüne hizmet vermiş, vermeye de devam etmektedir. Ağrı’dan Patnos’a, Erzurum’dan Muş’a, Bitlis’ten Van’a, Siirt’ten Diyarbakır’a kadar binlerce insan yıllarca “Trabzon Kemik Hastanesi” diyerek bu şehre gelmiştir. Çünkü bazı hastaneler zamanla sadece bir sağlık kurumu değil, bir güven kapısı haline gelir.
Bugün deniliyor ki “Şehir hastanesi açılıyor…”
Elbette şehir hastaneleri önemlidir; yenidir, büyüktür, teknolojiktir. Ancak şehir dediğiniz şey yalnızca yeni binalarla kurulmaz. Bir şehrin geçmişi, hafızası ve kimliği de korunmak zorundadır.
Şehir hastanesinde ortopedi servisi bulunması, Trabzon Kemik Hastanesi’nin yıllarca oluşturduğu kültürü, hasta aidiyetini ve toplumsal hafızayı aynı şekilde taşıyacağı anlamına gelmez. Çünkü insanlar sadece cihaz için değil; isim için, alışkanlık için ve yılların verdiği güven için de gider.
Bugün Çukurçayır ve Boztepe Mahallesi, Trabzon’un en yoğun nüfusuna sahip bölgelerinden biri haline gelmiştir. Böylesine önemli bir noktada bulunan ve yıllardır şehrin siluetine karışmış bir yapının yalnızca “arsa” olarak değerlendirilmesi, Trabzon’un hafızasına yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Trabzon için Trabzonspor nasıl bu şehrin simgesiyse, Boztepe Mahallesi için de Kemik Hastanesi aynı anlamı taşımaktadır.
İnsan ister istemez şunu soruyor:
Bu kadar köklü yapılar bu kadar kolay mı siliniyor?
Bir şehrin geçmişi, hafızası ve kimliği birkaç imza ile ortadan kaldırılabilir mi?
Trabzon daha önce benzer bir hatayı opera binasının yıkılmasıyla yaşamıştır. Bugün ise mevcut Büyükşehir Belediye Başkanımızın opera binasını yeniden yatırım listesine alması, geçmişte yapılan yanlışların aslında toplum vicdanında hâlâ kabul görmediğinin en açık göstergesidir.
Çünkü bazı yerler sadece bina değildir…
Bazı yerler bir şehrin hatırasıdır.
Ve hatırası satılan şehirler, zamanla kimliğini kaybeder.