SİBEL SUİÇMEZ ARTAN YOKSULLUĞU ELEŞTİRDİ
Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Türkiye’de sosyal yardıma muhtaç çocuk sayısının 1,8 milyona ulaştığını belirtti.
Konuya ilişkin bir açıklama yapan Suiçmez, bu tablonun sosyal devlet için utanç verici olduğunu vurguladı.
Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin her çocuğun hakkı olduğuna dikkat çeken Yeni Partili Suiçmez; “Devletin görevi, çocukları yardıma muhtaç bırakmak değil; onların bu haklara eşit, ücretsiz ve güvenceli biçimde erişmesini sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.
Sibel Suiçmez ayrıca; iktidara seslenerek “1,8 milyon çocuğun sosyal yardıma muhtaç olduğu bir ortamda kalkınmadan bahsedilenilir mi? sorusunu sordu.
Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez’in açıklaması şu şekilde:
“Ülkemizde en az 1,8 milyon çocuk, anayasal bir hak olan eğitim ve sağlık hizmetlerine erişebilmek için sosyal yardıma muhtaç durumdadır.
Bu tablo, bir sosyal devlet için utanç duyulacak, derhal sorgulanması gereken bir durumdur.
Bir çocuğun okula gidebilmesi, hastanede tedavi olabilmesi “şartlı” hale gelmişse, orada sosyal devlet ilkesi ağır biçimde yara almış demektir.
Eğitim ve sağlık, hiçbir çocuğun ailesinin gelirine ya da aldığı sosyal yardıma bağlı olmaması gereken temel haklardır.
Devletin görevi, çocukları yardıma muhtaç bırakmak değil; onların bu haklara eşit, ücretsiz ve güvenceli biçimde erişmesini sağlamaktır.
Bugün milyonlarca çocuğun devlet güvencesi yerine sosyal yardım mekanizmalarına mahkûm edilmesi, hem yıllardır uygulanan ekonomik ve sosyal politikaların sonucu hemde siyasal bir tercihtir.
Yoksulluğu yönetmek, sosyal devlet olmak değildir.
Sosyal devlet; yurttaşını yoksulluktan koruyan, çocuğunun geleceğini güvence altına alan ve hiç kimseyi temel haklarına erişebilmek için yardım talep etmek zorunda bırakmayan devlettir.
bu tablo, kaynak yokluğuyla açıklanamaz. Saraylara, şatafata, israfa ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanımına ayrılan kaynakların bir bölümü çocuklarımızın eğitimine, sağlığına ve geleceğine ayrılsaydı bugün bu tabloyla karşı karşıya olmayacaktık.
Buradan iktidara açıkça soruyorum: Bir ülkede 1,8 milyon çocuk temel haklarına ancak sosyal yardım yoluyla ulaşabiliyorsa, o ülkede “kalkınmadan” söz etmenin vicdani ve ahlaki bir karşılığı var mıdır?
Bizler; hiçbir çocuğun ailesinin gelirine göre farklı bir geleceğe mahkûm edilmediği, eğitim ve sağlığın herkes için eşit, ücretsiz ve erişilebilir olduğu, her yurttaşın onurlu bir yaşam sürdüğü bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz.”