Trabzon ve Trabzonspor Haberleri

Çocuklarda Demir Eksikliği ve Demir Eksikliği Anemisinin Komplikasyonları

GÜNDEM

Demir eksikliği, bebeklerde ve çocuklarda en sık görülen beslenme eksikliği olup sağlık ve gelişim üzerinde kritik sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle düşük doğum ağırlığı, prematürite, anne sütü alan bebeklerde yetersiz demir takviyesi ve erken dönemde inek sütü tüketimi gibi faktörler çocuklarda demir eksikliği anemisi (DEA) riskini artırmaktadır. Demir, çocuklarda hem hemoglobin sentezi hem de sistemik fizyolojik işlevlerin sürdürülmesi için kritik bir besin maddesidir. Erkenden tespit edilmeyen veya tedavi edilmeyen demir eksikliği ile demir eksikliği anemisi (DEA), çocuklarda nörogelişimsel gecikmeler, bilişsel eksiklikler ve bağışıklık sorunları gibi çeşitli sağlık problemlerine yol açabilmektedir

• Küçük çocuklarda demir eksikliği anemisi; görsel ve işitsel işleme hızında yavaşlama ile bilişsel gelişimde duraksamalara neden olabilmektedir. Özellikle kronik ve şiddetli demir eksikliği anemisi öyküsü olan çocuklarda uzun dönemli nörogelişimsel eksiklikler tanımlanmıştır.
• Şiddetli demir eksikliği anemisi, serebral venöz sinüs trombozu ve inme riski ile ilişkilendirilmiştir. İnme geçiren daha önce sağlıklı çocuklarda demir eksikliği anemisi bulunma ihtimalinin, sağlıklı çocuklara kıyasla 10 kat daha yüksek olduğu bulunmuştur. 
• Düşük serum ferritin seviyeleri ile febril(ateşli) nöbet geçirme riski arasında belirgin bir ilişki gösterilmiştir; yalnızca ateşi olan çocuklara kıyasla febril nöbet geçiren çocuklarda ferritin düzeyleri anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur.
• Demir eksikliğinin; katılma nöbetleri (breath-holding spells), huzursuz bacak sendromu ve periyodik uzuv hareketi bozukluğu ile de ilişkili olduğu ve demir tedavisinin bu tablolarda fayda sağlayabildiği bildirilmiştir.
• Demir eksikliği, lökosit ve lenfosit fonksiyonlarında hafif ila orta düzeyde bozulmalara ve interlökin-2 ile interlökin-6 üretiminde eksikliklere yol açarak bağışıklık sistemini bozabilir.
• Aşılanma sırasında demir eksikliği bulunan süt çocuklarında aşılara karşı gelişen humoral (antikor) yanıtın azaldığı, demir takviyesi verilmesiyle bu yanıtın düzeldiği gösterilmiştir.
• Nadir görülmekle birlikte şiddetli anemi gelişen süt çocuklarında letarji, huzursuzluk, emme bozukluğu, hızlı soluma (taşipne) ve kalp yetmezliğine bağlı kardiyomegali tablosu ortaya çıkabilmektedir.
• Özellikle aşırı inek sütü tüketimine bağlı gelişen ağır vakalarda, albümin ve toplam protein kaybı ile seyreden bir enteropati tablosu gelişerek ödem ve anazarkaya (yaygın vücut ödemi) yol açabilir.
• Demir, aerobik metabolizmadaki enzimatik süreçlerin temel kofaktörü olduğu için demir eksikliği anemisi çocuklarda fiziksel performansın ve çalışma kapasitesinin azalmasına neden olur.
• Besin değeri olmayan maddelere (toprak, kireç, kağıt vb.) karşı belirgin bir yeme arzusu (pika) gelişebilir. Özellikle buz yeme arzusu (pagofaji), demir eksikliği durumuna oldukça özgü bir bulgudur.
Bu durumun önlenmesi amacıyla 4 ila 36 aylık bebekler için rutin taramalar önerilmekte, yaş gruplarına göre uygun günlük demir ihtiyaçları belirlenmektedir. Tanı sürecinde tam kan sayımı ve serum ferritin düzeyi ölçümleri kritik rol oynamakta, eksikliğin tespiti halinde ise diyet düzenlemeleri ve demir takviyeleri ile tedavi uygulanmaktadır. 
. Anne Sütü ve Demir Takviyesi
• Bebeklerin ilk 4 ila 6 ay boyunca yalnızca anne sütüyle beslenmesi teşvik edilmektedir. Anne sütünün demir miktarı düşük olmasına rağmen (0,3–1,0 mg/L), içerdiği demirin biyoyararlanımı oldukça yüksektir (%50).
• Beslenmesinin yarıdan fazlasını anne sütünden karşılayan term bebeklerde, 4 ila 6. aydan itibaren ek gıdalardan yeterli demir alınana kadar günde 1 mg/kg (en fazla 15 mg) elemental demir takviyesine başlanmalıdır.
• Prematüre doğan bebeklerde demir depoları kısıtlı olduğundan, doğumdan sonraki 2. haftada demir takviyesine (günde 2–3 mg/kg, en fazla 15 mg) başlanmalı ve en az 1 yaşına kadar sürdürülmelidir.
• Anne sütü almayan veya beslenmesinin yarıdan fazlası mamayla sağlanan 12 aydan küçük bebeklerde, litre başına 6 ila 12 mg demir içeren zenginleştirilmiş mamalar kullanılmalıdır.
• Düşük demirli mamaların (< 6 mg/L) kullanımı eksikliği önlemede yetersiz kaldığı için önerilmemektedir.
• Formülize edilmemiş inek veya keçi sütü 12 aydan küçük bebeklere verilmemelidir. İnek sütü hem bağırsakta gizli kan kaybına (kolit) yol açabilir hem de demir içeriği ve emilimi düşüktür.
• 1 ila 5 yaş arasındaki çocuklarda inek sütü tüketimi günde en fazla yaklaşık 500–600 mL ile sınırlandırılmalıdır; fazla tüketim demir eksikliği riskini belirgin şekilde artırır.
• 6. aydan itibaren demirle zenginleştirilmiş bebek tahılları (günde 2 porsiyon) ve püre haline getirilmiş kırmızı/beyaz etler gibi emilimi yüksek (heme-demir) kaynaklar beslenmeye eklenmelidir.
• Bitkisel kaynaklı demirin emilimini artırmak için günde en az 1 porsiyon C vitamini bakımından zengin gıda (narenciye, çilek, domates, koyu yeşil sebzeler vb.) verilmelidir.
• Çay (tannat), kepekli gıdalar ve yüksek fitalat içeren besinler demir emilimini baskıladığı için bu dönemde tercih edilmemelidir
Prof Dr. İsmail TOPAL
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.