Trabzon ve Trabzonspor Haberleri

Bize Emanet Bir Şehir:TRABZON 

GÜNDEM

Bazı şehirler vardır; sadece üzerinde yaşanılan bir coğrafya değildir.
Bazı şehirler, geçmişin emaneti; bugünün sorumluluğu ve geleceğin umududur.
Trabzon işte böylesi kadim bir şehirdir.
Bize bırakılan bu büyük mirasa sahip çıkmak, yalnızca belli makamların ya da belli kesimlerin değil; bu şehirde nefes alan herkesin ortak sorumluluğudur.
Bizler biliyoruz ki kent yönetimi; keyfî kararlarla değil, hukuka, bilime, adalete ve eşitlik ilkesine dayanmalıdır.
Aklın, bilimin ve kamu yararının dışlandığı hiçbir anlayışın yanında olmadık, bundan sonra da olmayacağız.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yanlışın ortağı olmayacağız. Çünkü mesele sadece bir kurum meselesi değildir; mesele Trabzon’un geleceğidir.
Bu düşünceler doğrultusunda, Ortahisar Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hakkı Emiroğlu ile gece ilerleyen saatlere kadar Trabzon’u konuştuk.
Dünden bugüne bu şehrin yaşadığı değişimi, yapılan doğruları, yapılan hataları, kaçırılan fırsatları ve hâlâ önümüzde duran imkânları masaya yatırdık.
Kimi zaman geçmişe dönüp hayıflandık, kimi zaman geleceğe dair umutlandık.
Ama her cümlenin sonunda aynı soruya geldik:
Biz, bize emanet edilen Trabzon’a yeterince sahip çıkabiliyor muyuz?
Çünkü bir şehri sevmek, yalnızca onun güzellikleriyle övünmek değildir.
Bir şehri sevmek; yanlışlarını cesaretle konuşabilmek, eksiklerini samimiyetle tespit edebilmek ve çözüm için sorumluluk alabilmektir.
Trabzon’un geleceği; günübirlik hesaplarla, dar bakış açılarıyla ve günü kurtarma anlayışıyla şekillenemez.
Bu şehir; ortak aklın rehberliğinde, bilimsel verilerin ışığında, hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ve kamu yararı esas alınarak yönetilmelidir.
Bir kentin gelişmişliği yalnızca yükselen beton yapılarla ölçülmez.
Asıl gelişmişlik; toprağına sahip çıkmakta, tarımsal alanlarını korumakta, doğasını savunmakta, tarihine sadakat göstermekte ve insanını merkeze alan bir yönetim anlayışında saklıdır.
Trabzon’un dağları, yaylaları, denizi, toprağı, tarihi sokakları ve kültürel hafızası bizlere bırakılmış sıradan değerler değildir.
Bunlar gelecek kuşaklara eksiltmeden devretmek zorunda olduğumuz kutsal emanetlerdir.
O gece vardığımız ortak kanaat şuydu:
Trabzon’u gerçekten seven herkes; kişisel hesapları bir kenara bırakmalı, bu şehrin geleceği için ortak bir vicdanda buluşmalıdır.
Çünkü Trabzon hepimizin evidir.
Ve evine sahip çıkmak, susmakla değil; düşünmekle, konuşmakla, üretmekle ve gerektiğinde itiraz etmekle mümkündür.
Bizler, mesleki birikimimiz ve toplumsal sorumluluğumuz gereği, Trabzon için düşünmeye, üretmeye, uyarmaya ve çözüm aramaya devam edeceğiz.
Çünkü bize bırakılan Trabzon’a sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.