Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Cemil Pehlevan, açıklanan fındık rekoltesi tahminlerine sert tepki gösterdi. Rekolte rakamlarının bilimsel verilere dayanmadığını savunan Pehlevan, yapılan açıklamaların fındık fiyatlarını baskılayarak üreticiyi mağdur ettiğini öne sürdü. Pehlevan, rekolte ile fiyat arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu belirterek, “Rekolte düştüğünde fiyat yükselir, rekolte arttığında ise fiyat düşer. Mart ayında 820 bin ton civarında bir rekolte açıklandı. Şimdi ise yaklaşık 700 bin tonluk yeni bir rakam ortaya konuldu. Mart ayında yapılan yüksek rekolte açıklamasıyla üreticinin elindeki fındık değer kaybetti, fiyatlar dip yaptı. Üretici ile adeta dalga geçiyorlar” dedi.
Fındıkta sağlıklı bir rekolte tahmini yapılabilmesi için bitkinin gelişim sürecinin izlenmesi gerektiğini vurgulayan Pehlevan, yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, “Rekolte ile fındık fiyatı arasında ters bir orantı vardır. Rekolte düşünce fiyat yukarı çıkar. Rekolte yükselince fiyat düşer. Bir kere bu yapılan doğru değil. Mart ayında açıklanmıştı 820 bin civarında. Şimdi yeni bir tane açıklandı. 700 bin civarında. 8 Mart’ta 820 tona çıkarınca fındıkçının elinde fındık patladı ve fındık fiyatı dip yaptı. Fındığın maliyeti 270 lira. 150 liraya fındık satılıyor. Burada aslında bakılması gereken şudur. Bu insanların zekasıyla alay mı ediliyor. Milletle dalga mı geçiyorlar? Bu işi rekolte ile beceremediklerinde TMO devreye sokuluyor. TMO elindeki eski fındığı satıyor ve fındık fiyatını aşağıya çekiyor. Buna bir de gizem katılıyor. 12 ile, bilmem kaç ilçede, bilmem kaç bin fındık bahçesinde araştırma yapmışlar. Allah aşkına Mart ayında daha kar dalların üzerinde. Yaprak açmadan nasıl rekolte tahmini yapıldı? Bunlar insanlarla gerçekten dalga geçiyorlar. Ama bu milletin ahı buna sebep olanları tutacak. İnsanlar alın teriyle gece gündüz uğraşıyor. Klimalı odada oturanlar rekolte belirliyor. Ziraat Mühendisleri Odası rekolte belirme kurulunda yok. Ziraat Odaları var onun yerine. Ziraat Odası Başkanlarının bu işte bir ehliyeti yok. Çiftçinin hakkını zaten savunmuyorlar. Çünkü güdümlü geliyorlar oraya” dedi.
Rekoltede kokarca ve insan faktörünün de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Pehlevan “Rekolte hesaplanırken baştan yanlış açıklanıyor. Böyle bir rekolte yok. Bu tarihi bir rekor aslına baktığınız zaman. Bunları etkileyen unsurlar vardır. Fındık önce yaprak açar. Püskülünü, çotanağını görüp ondan sonra karar vereceğiz ve rekolte hesaplayacağız. Bunların tümü ortada yokken rekolte açıklanıyor. Fındığın açmış olması da yetmez. Çünkü hepsinin açmış olması hepsinin ürüne dönüşeceği anlamına gelmez. Hava şartları da bunu etkileyecek. Hava kapalı ya da sisli giderse tozlaşma kıstlı olacak. Bu sene böyle bir sorun da var. Bu kokarca riskini de göz önüne almanız gerekiyor. Bu riskleri de ortaya koymanız gerekiyor. Bir de şöyle bir risk var. Fındık fiyatı düşük ve rekolte yüksek açıklandı. Kim bahçesine girecek? Kendi imkanlarıyla toplayan bahçesine girecek. Yevmiye ile toplatan bahçesine girmeyecek. İhtiyacını alacak ve kalanını bahçesinde bırakacak. Eğer el ele baş başa kalacaksa, zararını karşılayamayacaksa bahçesine insanlar girmeyecek. Bu da rekolte düşüklüğüne sebebiyet verir. Bu gidişat da onu gösteriyor. İnsanları koyun gibi tek tek sıkıştırıp uçurumun kenarına getiriyorlar ve oradan aşağı atmak istiyorlar” dedi.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) uygulamalarını da eleştiren Pehlevan, kurumun piyasayı dengeleme görevini yerine getiremediğini savunarak “TMO çiftçiyi korumaya çalışırken şuanda çiftçinin baş belası. İnsanlarla tiyatro oynuyor. Tüccar sıkışınca el altından piyasaya mal sürüyor. Tüccarlar var, ziraat odası var, kamudan insanlar var rekolte belirlemede. Bu insanlar ne yapacak? Kendilerine verilen talimatı yerine getirecek. Başka olma şansı yok. Çiftçimize yazık günahtır. Yapılan doğru bir yaklaşım değil. Önümüzdeki günlerde onların yanıldığını göstereceğiz. Artık üreticinin yakasından düşsünler. Manipülatif eylemlerle fındığın fiyatını aşağı çekmeseler fındığın rekoltesi de bir nebze artar. Çiftçi fındığına daha fazla sahip çıkar. Şimdi ise zarar ediyor. Bu bizim milli servetimizdir. Gerçekçi yaklaşımlarla hareket etmemiz gerekir. Aksi durumlarda her zaman olduğu gibi yine üretici kaybedecek. Tüketici de kaybedecek. Bu işin ticaretini yapanlar kazanacak. Neye göre açıkladıkları belli değil. Kokarcaya çözüm mü bulduk? Don olmasa da sisten kaynaklı tozlaşmadan kaynaklı sorunlar var. Bunu göz ardı edemezsiniz. Biz bunu kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.